Bir Babanin Gozunden Attachment Parenting

Merhaba,

Attachment  Parenting, William Sears, gelişim psikolojisi dediğimiz şeyler aslında bir öğretmen olarak daha çok ilgimi çeken konular olsa da ben bu yazıda “Neydim ne oldum, AP benzeri yaklaşımlar aslında benim gibi bir odunu bile nasıl yontabilir?” üzerine konuşmak istiyorum. Değişmeye hazır olan herkesi beklerim.

Bu yaşıma kadar (29) çevremde pek çok farklı ebeveyn modelleri, farklı çocuk yetiştirme şekilleri ile karşılaştım.  Çok aykırı bulduklarım da oldu, hayran olduklarım da.  Çocuğunu şımartanları, sevgilerinden evlat kölesi olanları da gördüm.  Çocuğu daha ilk aylarından itibaren terbiye etmeye çalışanı, ödül-ceza kıskacında kendi istediği doğrultuya sokmaya çalışanı da.  Aslında bana en yakın olan da buydu.

Okumaya devam et Bir Babanin Gozunden Attachment Parenting

Bunu Paylaş:
0

KÖKLER VE KANATLAR

İnsan hem biraz kuş, hem de biraz ağaç gibi. Yerini sevmek, dünyaya bağlanmak ve her baharda daha da yukarı uzanabilmek için köklere ihtiyaç duyuyor. Tuhaf olanı köklendikçe de kanatlanıyor. Uçmaya, bağımsızlaşmaya hazırlanıyor. Bir çocuk uçabilmek için önce güvenmek istiyor. Çünkü güven yoksa o uçuş daha çok bir kaçışı andırıyor.

Çocukken kurduğumuz bağlar görünmeyen köklerimiz gibi bizi hayata, dünyaya ve kendi küçük topluluğumuza bağlayan. Hatta biraz kimliğimiz o bağların bizdeki hikayesi ve bize hissettirdikleri. Bağlarımız sayesinde dünya; ya güvenli bir yer ya da hiç değilmiş gibi. Bağlarla inşa ediliyor peşpeşe özdeğer, özsaygı, özyeter, özgüven ve özsevgi. Çünkü ebeveynlerimiz ya da bakım verenlerimiz ile kurduğumuz bağ bütün dünya ile kurduğumuz bağ demek daha yolun en başında. Onların bizimle kurduğu ilişki kendi özümüzle, kendimizle kurduğumuz ilişkiye dönüşüyor zamanla. Kendimizle kurduğumuz ilişki de dünya ile kurduğumuz ilişkiye…

Okumaya devam et KÖKLER VE KANATLAR

Bunu Paylaş:
0

Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık

Bilinçli farkındalık, an be an geniş bir farkındalık ile; odaklanmış dikkat, arasında esnek bir şekilde geçiş yapabilme becerisini kapsar.

Anda olana yargısızca tanık olabilmek için, ‘mevcut olma’ pratiğidir.

Kısa süreler için bunu yapabilmek kolay gibi görünse de, zihni anda tutma ve deneyime açık olması için süreklilik içinde yeniden yönlendirme pratiği aslında zorlayıcıdır.

Otomatik bir şekilde sürekli bir değerlendirme içinde olan zihnimiz, karşımıza çıkan nesneleri ya da deneyimi “iyi” ya da “kötü” olarak tanımlarken ve bu otomatik yargıya, inançlarımız, fikirlerimiz ve beklentilerimizden oluşan düşünsel önyargılarımız da eklenince, aslında olan şeyin gerçek doğasını göremeyiz.

Okumaya devam et Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık

Bunu Paylaş:
0

Dogal Uyku / Zen Bedtime

Soru: Bizim evde uyku zamanı bir “mücadele” zamanıdır. Küçük olan bensiz yatakta yatmaz, onun uykuya dalmasını beklerken ben de uyuyakalmış oluyorum. Büyük olan ise uyku zamanının koşma ve çığlık atma zamanı olduğunu düşünüyor. Çocuklarımı nasıl uyutup biraz kendime ya da partnerime zaman ayırabilirim?

A: Bu konuşmayı bir çocukla yapıyor olsak eminim şöyle derdi: “Her akşam uyumadan önce koşmaya, zıplamaya, kahkahalar atmaya ihtiyacım var. Annemi babamı nasıl ikna edip benle oyun oynamalarını ve sonrasında benimle yatağa gelmelerini sağlayabilirim?” Eğlenceli bir partinin en güzel yerinde biri size odadan çıkmanızı ve herkes eğlenceye devam ederken yan odada uyumanızı söylese kendinizi nasıl hissederdiniz?

Uyku zamanı söz konusu olduğunda yaşanan arbede ve sıkıntının çoğu aslında doğal akışa aykırı davranmaktan, nesiller boyu bize aktarılan “peri masallarına” inanmaktan kaynaklanmaktadır. İşte bu peri masallarının bazıları:

Okumaya devam et Dogal Uyku / Zen Bedtime

Bunu Paylaş:
0

Uyku Egitimi ve Kontrollu Aglatma

Ağlamak; bebek veya küçük çocuğun  yardıma ihtiyacı olduğunu bildirmeye  yarayan ,  psikolojik veya fiziksel bir rahatsızlık belirtisidir. Evrimsel açıdan ağlamak;  hayatta kalmayı ve sosyal bağlar geliştirmeyi desteklemek üzere primer bakım verene yakın olmayı sağlar.

Bir bebeğin  uyku davranışının ebeveynlerini rahatsız ettiği noktadan itibaren ise genelde bir ‘uyku problemi’ olduğundan bahsedilir. Uyku problemlerinin birçok sebebi olabilir, sıklıkla;  bebeğin mizacı, bebeklerin ağlama ve uyku paterni hakkında yetersiz bilgiye sahip ebeveynin gerçekçi olmayan beklentilere sahip olması, aile içinde yaşanan stresli olaylar ve ilişkilerdeki duygusal zorlanmalar, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi ebeveyn hastalıkları, bebeğin ayrı yatak veya odada yatmasına odaklanan yaşam tarzı  nedeniyle gözlenmekle beraber çok nadiren bebeğin gelişimsel problemleri nedeniyle de görülebilir.

Okumaya devam et Uyku Egitimi ve Kontrollu Aglatma

Bunu Paylaş:
0

Birlikte Uyuma Guvenlik Kurallari / Attachment Parenting International

Bebeğinizin ilk altı ayı için uyku ortamı oluştururken bilmeniz gerekenler:

Bebekler ve uyku hakkındaki bilgiler kafa karıştırıcı. Doktorunuzdan, komşunuzdan, kendi anne babanızdan ve diğer kaynaklardan muhtemelen birbirinden tamamıyla farklı hikâyeler dinliyorsunuzdur. Bebeğinizin gündüz ve gece nerede uyuyacağı söz konusuyken en iyi çözümün ne olduğundan emin olmak zor.
İşin aslı farklı ailelerde farklı düzenler işe yarar. Bebeğinizin nerede, ne zaman ve nasıl uyuyacağının kararı size ve bebeğinize aittir. Bu broşür ailenizin uyuma şekline ilişkin daha güvenli seçimler yapabilmeniz amacıyla temel uyku güvenliği hakkında bilgiler sunar.

Uzmanlar anne-baba ve çocuk arasında güçlü bir bağ kurulmasını teşvik eder; bunu da anne-babaların çocuklar için sevgi ve dikkat dolu bir uyku ortamı oluşturmalarına yardımcı olarak yapar.

Okumaya devam et Birlikte Uyuma Guvenlik Kurallari / Attachment Parenting International

Bunu Paylaş:
0

Kisisel ve Aile Hayatinda Denge Kurmak

“Ne olduğumuz çocuğumuza ne söylediğimizden çok daha fazlasını öğretir; öyleyse biz, çocuklarımızın olmasını istediğimiz kişi olmalıyız.”

Joseph Chilton Pearce

 

Anne kediyi 5 yavrusunu doğurduğu zaman hayranlıkla izledim. İlk günler onun için yaptığımız lohusa yatağından neredeyse hiç çıkmadı. Anlık yemek ve tuvalet molaları, sonra tam zamanlı annelik. Sakin ama tetikte, özenli, şefkatli ve yorgun gördüm onu. Çok sürmedi; yavruların gözleri ve kulakları açıldığında o da kendi özel hayatına yer açmaya başladı. Biraz daha uzun gezmeler, emzirme sonrası bir köşede kendine bakım molaları… Dört haftayı tamamlayan yavrular bahçede küçük keşiflere çıkarken anne de göz ucuyla onlara bakıyordu; belki de artık onlardan ziyade geniş ufka bakıyordu…

Bir kedinin dış yönlendirmelerden, -meli/-malı’lardan uzak, iç sesine yakın, doğal yaşamına özeniyorum. İçimizdeki sesi duymak için, içimiz can kulağıyla dinlenmek istiyor.

Okumaya devam et Kisisel ve Aile Hayatinda Denge Kurmak

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Disiplin

Bugünkü adıyla pozitif disiplin kavramıyla 70li yıllarda Belçika’da pedagoji okurken karşılaştım. O dönemde, Belçika’da eğitimde reform kapsamında, 6. sınıftan başlayarak okullardaki eğitim felsefesi öğrenci odaklı bir felsefeyle yer değiştirmekteydi. Bizlere de pedagoji eğitimimiz sırasında bu anlayışın uygulaması ve teorik temelleri okutuluyordu. Okutulmakla kalmıyor, deneme okullarında uygulamayı izlemeye de gidiyorduk. Hatırlarım, ilk deneyimimde Ankara’dan gelmiş, yeni lise mezunu bir öğrenci olarak hayatımın şokunu yaşamıştım.

Okumaya devam et Pozitif Disiplin

Bunu Paylaş:
0

Istikrarli ve Devamlilik Arz Eden Ilgi

İnsanlık tarihi boyunca bebekler  annelerinden ayrı düştüklerinde ölüm tehdidi ile karşı karşıya kalmışlar ve bir şekilde bu hayat kurtaran bilgi nesiller boyunca aktarılarak bugüne gelmiştir. Bebekler bugün de aynı  geçmişte olduğu gibi , iletişim çabalarına ve ihtiyaçlarına  sevgiyle ve  tutarlı şekilde cevap veren, güvenilir  bir yetişkinin varlığına muhtaç olarak doğmaya devam ediyor gibi görünüyor.

Okumaya devam et Istikrarli ve Devamlilik Arz Eden Ilgi

Bunu Paylaş:
0