Yoga Eğitmeni Elif Şandan Doygun ile APanne/APaile

Attachment Parenting Turkiye bebeğini karşılamaya hazırlanıyor! 💜👶

Ap’ailemizin ve bebegimizin yolculuğuna bugün de Yoga Eğitmeni sevgili Elif Sandan Doygun “Hamile Yogası” ile eşlik ediyor.

Bebeğimiz sürprizlerle büyümeye devam edecek, bizi takip etmeyi unutmayın!
Ocak ayı boyunca Attachment Parenting 8 Temel İlkesinden ilki olan “Hamilelik, Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” üzerinde duracağız.

Okumaya devam et Yoga Eğitmeni Elif Şandan Doygun ile APanne/APaile

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Dünyanın en güzel en mucizevi en olağanüstü ve tarifi mümkün olmayan eylemi…Doğum…

Size Asrın’ımın aramıza katılma serüveninden bahsetmek istiyorum.

O geceyi hatırlıyorum. Her zamankinden farklıydı birlikteliğimiz. Yaşadığım heyecanın bir tohum olarak rahmime düşeceğini bilmiyordum elbette.  İçimde bir şeyler olduğunu hissettiğimde karmakarışık duygular beni allak bullak etti. Derste baş dönmelerim, sürekli uyuma isteği ve halsizlik eşlik edince önce kendimi hazırladım. Birtakım alışkanlıklarıma bir süreliğine de olsa veda ettim. Durumu eşimle paylaşınca işin ciddiyetini fark edip daha da panik oldum. Şimdi ne olacaktı! Ne yapmalıydım! Birden kendimi hiç hazır hissetmediğimi farkettim; işin içinden çıkamayacağımdan korktum. Henüz korkularımla yüzleşecek noktada değilken kendimi sürecin akışına bıraktım.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Çocukluğumdan beri kendi travmatik doğum hikâyemi dinler dururum: Annemin suyunun nasıl geldiğini, anne karnında (ve annemde hiç sancı yokken) su olmadan nasıl iki üç gün yaşayıp sonunda zar zor doğduğumu. Haliyle doğumu hep sancılı, ağrılı, berbat bir süreç olarak algılamıştım. Zaten travmatik bir doğum söz konusu olmasa bile siz de çevrenizden bunları duymadınız mı?

Planlı bir hamilelikti benimkisi ve daha hamileliğimden bile önce konusu geçtiğinde “ben normal doğum yapacağım,” derdim. Bu bilince 5 yıl önce yoga ve nefesle tanışmam vesile oldu diye düşünüyorum, çünkü yoga sayesinde bedenimi – yapabilecekleri ve sınırlarıyla – tekrar tanıdım. Ailede çocukluğumdan beri nazlı, canı tatlı biri olarak bilindiğimden ağzımdan ne zaman “normal doğum” lafı çıksa ailem bile bana dudak büktü baştan. Olsun, doğum kanıtlamak için yapılacak bir eylem değildi zaten.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Bunu Paylaş:
0

Ece Efe’nin Pozitif Doğum Hikayesi

Aylar geçti doğum hikayem bir türlü kağıda dökülmedi ama anlatmaktan hiç bıkmayacağım, hayatımı adadığım bir gerçeğe dönüştü. Yaşadıklarım an’ıma ve geleceğime yeni bir yön, farkındalık ve bakış açısı kattı. Ekin’in doğumu aslında o kadar büyüleyici, doğal, kendimi bıraktığım, hayatımda olmadığım ve belki bir daha olamayacağım bir benlikle gerçekleşti ki, yaşadığım en büyük coşkuydu. Hatta 9 cm olduğumu öğrendiğimde hissettiklerim bebeğime kavuşmaya yaklaşmamın mutluluğuyla birlikte dalgaların hazzının bitmesinin iç burukluğuydu. Doğumumuza ne denirse densin bu bizim doğmumuzdu ve bizim için olabilecek en en en en en….

Okumaya devam et Ece Efe’nin Pozitif Doğum Hikayesi

Bunu Paylaş:
0

Doula Müge Kurbanoğlu ile APanne/APaile

Bizler Attachment Parenting Turkiye ekibi olarak doğal/şefkatli/koşulsuz ebeveynlik ve şiddetsiz iletişim konularında toplumsal farkındalık kazandırabilmek adına biraraya gelen anneler ile birlikte gönüllü bir oluşuma evsahipliği yapiyoruz.
Önce facebook grubu, instagram, facebook sayfaları ve websitemizden sonra simdi de youtube kanalımız ile ailelerimize destek olmayı, daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyoruz. Bu yol uzun ve zorlu olduğu kadar, heyecan dolu..
Başlangıç için de yeni yılda yepyeni bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz!
Tatlı bir amatör ruhla, çok kısıtlı imkanlar ve gönüllü destekçilerimizin katılımı ile başladık bu işe, birlikte öğrenip gelişeceğiz diye umuyoruz.

Attachment Parenting Turkiye bebeğini karşılamaya hazırlanıyor! 💜👶

Bebeğimizin büyümesine hep birlikte şefkatle ve AP ilkelerini takip ederek eşlik etmeye hazır mısınız?

Okumaya devam et Doula Müge Kurbanoğlu ile APanne/APaile

Bunu Paylaş:
0

Nasıl Empatik Ebeveyn Oldum?

Bu yazı, nasıl empatik ebeveyn oldum?  Sorusuna verilen bir cevap olarak kayıtlara geçsin…

Bu arada ben ebeveynlik sürecimi bir yolculuk olarak görüyorum, dışardan bakanlar empatik olduğum geri bildirimini veriyor, oysa ben de hepiniz gibi her gün hem kızımla ilgili ama en çok da kendimle ilgili yeni şeyler öğreniyorum. Bu arada kızım yaklaşık iki yaşında.

Okumaya devam et Nasıl Empatik Ebeveyn Oldum?

Bunu Paylaş:
0

Eşim Ben Ağlarken…

SERAP: Dün gece eşim ben ağlarken hiç umursamadı bile, öyle ki beni odaya bıraktı ve kusana kadar ağladım! Yine de hiç yanıma gelmedi!

****************************************************************************

ÖZLEM: Serapcım ama dün geceden sonra kendi kendine sakinleşmeyi öğrenmiş olmalısın değil mi?

SERAP:  Nasıl yani Özlem, ona ihtiyacım vardı?!

NİLUFER: Serap bunu senin iyiliğin için yapmış olmalı, kocan seni seviyor, biricik eşisin, onun için sen çok değerlisin!

SERAP:  Evet eşim de öyle dedi, ağlayarak ona seslendiğimde aynı cevabı verdi: Benim iyiliğim içinmiş..

NESLİHAN: Seni rahatlatmasını beklemen ne kadar düşüncesizce!

SERAP:  Neslihan neden rahatsız olduğunu anlamadım onun, çünkü üzgün olan bendim. Uyuyamıyorum ve mutsuzdum, ama o benden bıktığını artık koca kadın olduğumu , bağımsız olabilmek için kendi başıma halledip uyumam gerektiğini söyledi.

Okumaya devam et Eşim Ben Ağlarken…

Bunu Paylaş:
0

Bağlanmak Ama Nasıl…

Annemizin karnındayken bildiğimiz tek dünya/mekan orasıdır ve bir rutin sürer gider. Vakti geldiğinde de bebek biz “cesaretle” doğumu başlatırız ve ne olduğunu bile bilmediğimiz başka bir dünyaya doğarız. Doğduktan sonra bizim (bebek) için annemiz ayrı bir varlık değil kendi uzvumuz gibidir ve ardından yavaş yavaş annemizin kendimizden ayrı bir varlık olduğunu fark ederiz. Bu farkedişle birlikte ben ve “öteki” kavramı da hayatımıza girmiş olur. Ve bu ötekiyle (anne) olan “ilişki”mizin şekli , daha sonra diğer ötekilerle (kişi, nesne, şey) kurulacak ilişkilerimizin de şeklini belirleyecek çerçeveyi oluşturur.

Yani insan için yaşamının en temel meselesi ilişkidir. Çünkü aslında hayatın kendisi ilişkiler silsilesidir ve insanın yaşamdaki anlamını belirleyen de ilişkilerinin “nasıl” olduğu, bu ilişkiler vasıtasıyla kendini nasıl anlamlandırdığıdır.

 

Okumaya devam et Bağlanmak Ama Nasıl…

Bunu Paylaş:
0

Şiddetsiz İletişim Nedir?

Şiddetsiz İletişim,

  • kendi değerlerimizden ödün vermeden karşımızdakini empati ile anlamaya,

  • karşımızdakini suçlamadan gerçek duygu ve ihtiyaçlarımızı açık yürekli bir dürüstlükle ifade etmeye odaklamaya yardım ederek,

  • ilişkilerimizin niteliğini temelinden düzeltmemize katkıda bulunur.

Şiddetsiz İletişim, bunu, dört unsurun yardımıyla gerçekleştirir:

  • Yargılarımızdan bağımsız GÖZLEM yapmak;

  • Doğrudan yüreğimizdeki DUYGUları fark etmek;

  • Değer ve özlemlerimizi ifade ederek İHTİYAÇlarımızı dile getirmek;

  • Net ve olumlu eylem dilinde ifade ettiğimiz RİCAlarda bulunmak.

 

Okumaya devam et Şiddetsiz İletişim Nedir?

Bunu Paylaş:
0

Sen Kaç Yaşındasın?

Bugün biryere gittik. Odada büyük küçük, kadın, erkek demeden herkes bana doğru gelmeye başladı. Biraz endişelensem de bu ilgi bir yandan da hoşuma gitmişti. Saniyeler içinde herkes ne kadar tatlı olduğumu söylemeye, kimisi yanağımdan makas almaya, kimisi öpmeye başladı ve kimileri de sırayla kucağına almak istedi. İstemedigimi belli etmeye çalıştım, onları ittim hatta ağladım! Ama kimse beni dinlemedi! Çok güzel olduğum için kendilerini tutamadıklarını söylediler. Ben de bu kadar sevimli olmamalıydım!
Öpmelerine izin vermezsem küseceklerini söyleyenler oldu. Kucaklarına gidersem bana çikolata vereceklerini söyleyenler de.. En yakınımdakiler de tum bunları izlerken seslerini çıkarmadılar, hatta onları teşvik ettiler ve beni ayıpladılar istemediğim için.
Ben bugün dış görünüşümün ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Eğer birilerine göre güzelsem bana istedikleri gibi, izinsiz dokunabileceklerini öğrendim. Bedenimin sadece bana ait olmadığını, başkalarının da üzerimde söz hakkı olduğunu öğrendim. Benden daha güçlü olanlara karşı ağlayıp itiraz etsem de işe yaramayacağını öğrendim. En yakınlarıma bile böyle durumlarda güvenemeyeceğimi öğrendim. Bu durum her yerde her zaman yaşanıyor. Sanırım normal olan buydu.
Oysa etrafımdaki diğer insanlar birbirine bu şekilde davranmıyorlardı. Hatta birbirlerinin eşyalarına, telefonlarına bile izinsiz dokunmuyorlardı. Mahremiyet diye birşey varmış, konuşurlarken duydum ama onun da bana ait olmadığını öğrendim. Ben henüz 2 yaşındayım.

Okumaya devam et Sen Kaç Yaşındasın?

Bunu Paylaş:
0