Çocuğunuz Ağladığında Ona Söyleyebileceğiniz 11 Şey

Çocuklarımızın ağlamalarını görmek bizim için rahatsızlık veren bir durum, sır değil. Minik yavrunuz belli bir neden olmadan gözyaşlarına boğulduğunda nasıl huzursuz olduğunuzu hatırlayın.

Yenidoğanın ana iletişim yolunun ağlamak olduğunu biliyoruz yine de bunu “düzeltilmesi” gereken bir şeymiş gibi görüyoruz. Bebek biraz büyüyüp yürüyen, konuşan küçük bir çocuğa dönüşünce de bazen ondan o ana kadar hep yaptığının – ağlamak – aksine duygularını bizim gibi işlemlemesini bekliyoruz.

Aslına bakılırsa araştırmalar beyinlerimizin ağlayan bir çocuğa istemsizce anında müdahale ettiğini, ağlayan bir çocuk karşısında daha dikkatli ve daha yardıma hazır – ve de hızlı! – bir şekilde davrandığımızı ortaya koyuyor. Ağlayan bir bebek – bizim çocuğumuz olmasa bile – kalp atışımızı hızlandırmak, bizi harekete geçmeye sevk etmek suretiyle “savaş ya da kaç” tepkimizi tetikliyor.

Görünüşe bakılırsa ağlayan küçük bir çocuğa bir karşılık vermemiz gerekiyor, peki ama nasıl?

Okumaya devam et Çocuğunuz Ağladığında Ona Söyleyebileceğiniz 11 Şey

Bunu Paylaş:
0

NEDENNEDEN CANAVARI

Etkili iletişimde duyguların özgürce ifade bulması için herşeyden önce iletişim engellerini kullanmaktan vazgeçmek gelir, çünkü iletişim engelleri duygu ifadesini baskılar.

En yaygın kullanılan iletişim engellerinden biri de NEDEN diye sormaktır.

Bu önemli gerçeğe dikkat çekme amacıyla yazdığım, 2008de yayımlanan öykü kitabımda yer alan bir öyküyü paylaşalım istedim.

Okumaya devam et NEDENNEDEN CANAVARI

Bunu Paylaş:
0

Bağlanma bütün kültürlerde geçerli midir?

Evet, biyolojik altyapımız sebebiyle, anne ve bebeğin beyni senkronize şekilde çalışır.

Bebeğin beyninin sağ lobu ile annenin bebeğinin sağ lobu etkileşim içerisindedir. Hatta anneye bu sebeple, bebeğin yardımcı kortexi denir. Yeni doğan bebeğin görme mesafesi, annenin yüzünü görecek kadardır. Zihinsel gelişim ve dil gelişimi henüz tamamlanmadığından, duygu üzerinden bilgi işler. Annenin yüzü, onun hayatta kalması için kritiktir. (Bkz: https://m.youtube.com/watch?v=apzXGEbZht0&feature=share) (**)

Bowlby, bebeğin ağlama, emme, yaklaşma davranışlarının hayatta kalması için kritik olduğunun altını çizer. Bebek ve anne sürekli devam eden bir etkileşim içindedir. Defalarca gerçekleşen bu etkileşimde, “internal working model” dediğimiz, bebeğin kendisi ve diğerleri hakkında bir zihinsel şeması oluşur.

“Ben seviliyor muyum?” “Diğerleri güvenilir mi? İhtiyaçlarım karşılanacak mı?” gibi… Bu dil gelişimi olmadığı için, duygusal olarak kaydedilir.

Okumaya devam et Bağlanma bütün kültürlerde geçerli midir?

Bunu Paylaş:
0

“Babalar ve Bebekleri: BİLİM Ne Diyor?”

Baba-Bebek Bağlanması Konulu Literatür Taraması, 1958-2018

Dr.Aslıhan Tokgöz ONARAN (PhD)
Kurucu-Lider, Uluslararası Doğal Ebeveynlik API Türkiye Platformu
www.facebook.com/APITurkiye
www.instagram.com/DrOnaran
www.DrOnaran.com/APITurkiye
DrOnaran@gmail.com

Güvenli bağlanma sadece anne-bebeğe mi özgü? Ya babalar ve bebekleri?

“Türkiye’de babaların %57’si çocuklarıyla hiç oyun oynamıyor,” biliyor muydunuz? (1)

Bu makaleyi, “Bilim, baba-çocuk bağlanması konusunda ne diyor?” sorusunu cevaplamak, ebeveynler ve uzmanlar için temel bir kaynakça oluşturmak ve en yeni araştırmalardan yola çıkarak bir bilimsel literatür taraması sunmak amacı ile kaleme aldım (2).

Okumaya devam et “Babalar ve Bebekleri: BİLİM Ne Diyor?”

Bunu Paylaş:
0

Minik Kız

“Anne babasını hiç üzmeyen, uysal ve mükemmel minik kızlar ve oğlanlara ithafen…”

Minik bir kız çocuğu varmış. Annesini mutlu etmek için herşeyi yaparmış. Annesinin ondan ne beklediğini bilir ona göre hareket edermiş. Hatta bu konuda o kadar çok iyiymiş ki annesinin sözcükleri kullanmasına hiç gerek yokmuş. Bakışlarla anlaşabiliyorlarmış. Küçük kız annesinin ne istediğini gözlerinden anlıyor ve anında yerine getiriyormuş. Konuştuğunda eğer söyledikleri annesinin hoşuna gitmiyorsa annesi ona bakar bakmaz bunu anlıyor ve anında susuyormuş.

Okumaya devam et Minik Kız

Bunu Paylaş:
0

Uysallığa ve Özsavunma Hakkına Ruhsal ve Eğitsel Bir Bakış

Uysallık ve Özsavunma Üzerine

 

Çocuk, başlangıçta ebeveynlerinin zihninde oluşan bir tasarımdır. Hakkında düşünülen; cinsiyeti, fiziksel özellikleri, mizacı hakkında tahmin, temenni ve atıflarda bulunulan bir tasarım… Ebeveynin eksik ya da yarım bıraktığını tamamlayacak, ulaşamadıklarını elde edecek, adeta bir benlik idealidir. Bu yönüyle ebeveyn için önemli bir ruhsal yatırımdır. Ona kendi yaşamında deneyimleyemediği doyumu sunabilecek bir yatırım…

Okumaya devam et Uysallığa ve Özsavunma Hakkına Ruhsal ve Eğitsel Bir Bakış

Bunu Paylaş:
0