Attachment Parenting Nedir?

Şefkatli bir Ebeveynlik: “Attachment Parenting”

Aslıhan Onaran

Kurucu-Lider, Uluslararası Doğal Ebeveynlik Türkiye Platformu

 Attachment Parenting International, API Turkey (STK/Nonprofit)

Attachment Parenting NE’dir? Ne değildir? Bu makalede, Attachment Parenting uygulamalarını açıklamak, Türkiye bağlamında faydaları üzerinde durmak ve başlıca yanlış anlaşılmaları da bilimsel yayınlar ışığında düzeltmek isterim.  Yazı boyunca kullanılan Attachment Parenting (AP) tanımları, dünyanın en önde gelen Dogal Ebeveynlik STK’larindan Uluslararası Attachment Parenting International Kurumu’nun belirlediği tanımlara dayanmaktadır.

Sezgisel ve empatik bir ebeveynlik hali olan “Attachment Parenting”in temelinde şiddetsizlik ve bağ kurma arayışı vardır.  Amacı ise şefkatli, özgüvenli, bağlı ve bağımsız nesiller yetiştirebilmek, bu sayede şefkatli, şiddetsiz bir toplum oluşumuna katkı olmaktır.  “Sağlıklı bir bağlılık” edinen ve bu güçlü bağ sayesinde vakti gelince bağımsızlaşan şefkatli bireyler!  Adı ne olursa olsun, böyle bir ebeveynlik halinin özellikle ülkemizde  ne kadar değerli toplumsal sonucları olabileceği, gözardı edemeyeceğimiz bir gerçektir.

Mutlak bir gerçek daha var ki, her anne-baba ve bebeği arasındaki bağ özeldir. Bu bağ, bebeğiniz kadar biriciktir.  Attachment Parenting merkezinde bağlanma/bağ kurma (“attachment”) süreci olan, içsesimizi dinlediğimiz, bağlanma-odaklı bir ebeveynlik halidir.

AP, kavram ve terminolojisi dünyada ilk defa 1994 yılında ABD’de kurulan Uluslararası Attachment Parenting Kurumu API’ın STK çalışmaları ve 2001 yılında (Harvard Üniversitesi mezunu Pediatrist) Dr. William Sears ve eşi Martha Sears tarafından yine ABD’de yayınlanan kitapları ile duyulmuş olsa da, aslında Anadolu’da yüzyıllardır uygulanan pekçok pratik, örneğin bebekgiyme, bebek önderliğinde emzirme, doğumda kadın desteği, aynı odada uyuma, AP ile örtüşmektedir. Türkiye’de ilk olarak Psikolog Nilüfer Devecigil tarafından “Doğal Ebeveynlik” olarak sunulmuş olan AP’nin kazanımları sadece çocukluk dönemini değil yetişkin yaşamımızı da etkiler.  Ebeveyn-bebek bağlanması üzerine yapılan en uzun (30 yıl süren) bilimsel araştırma sonucuna göre  bebeklik döneminde güvenli bağlanma deneyimleyen bireyler, yetişkin yaşamlarında da sağlıklı ilişkiler kurabilmektedir (Sroufe 2005).

Bağ kurma, en temel ihtiyaclarımızdandır.  Bağlanma kuramının ilk araştırmacılarından psikiyatrist John Bowlby ve Mary Ainsworth’e göre, bebekler dünyaya “bağ kurma ihtiyacı” ile doğarlar, ve bu ihtiyac, özellikle yaşamın ilk üç yılında hayatta kalabilmeleri için bir nevi kodlamadır (Bowlby 1958, Ainsworth 1991).  Güvenli bağlanma ise bebeği kimin beslediğinden, kimin daha çok vakit geçirdiğinden çok, ebeveyn-bebek arasında duygusal bağın hangi yetişkin ile kurulduğudur.  Bebeğin sinyallerinin ve ihtiyaclarının okunabilmesi ve bebeğin ebeveyni yanında güvende hissetmesi sürecidir.  Dolayısıyla, bağlanma figürü, bebekle daha çok vakit geçiren yetişkin değil, bebekle etkileşim kuran ve bebeğin “huzurlu limanı” olabilen kişidir.  Bağlanma, sadece anne-bebek arasındaki bir sürec de değildir, çoklu bağlanma veya baba ile eşzamanlı bağlanma, bilimsel araştırmaların da gösterdiği üzere, pekala mümkün olabilir (Schaffer, 1964).

Anne-baba-bebek arasındaki bağ ve AP, elbette, hiçbir uzman, ekol, etiket veya kitabın dayattıkları ile de sınırlanamaz çünkü her ailede farklı farklı tecrübe edilebilir.  AP’ye meyleden kimi ebeveyn, doğum şekli nasıl olursa olsun bebeği doğar doğmaz ten teması sağlayarak,  kimisi ergonomik bir taşıyıcıda olan bebeği ile yakın mesafede olarak bağını destekler. Kimi anne işyerinde sütünü sağarak ve evdeki sınırlı vaktinde bebeğini saatten bağımsız emzirerek, kimisi aynı odada (anne, baba, bebek) birarada uyuyarak, kimisi de bebeğinden ayrı bir odada uyusa dahi gün boyunca bağını farklı şekillerde -örneğin, bebeğiyle etkileşimli, dokunuş içeren oyunlar oynayarak, göz teması ile ve an’da olarak, destekler (Onaran, 2017).

Sezgilerinizle güçlenen bu ebeveynlik hali, bilgi ile desteklendiği sürece , size ve ailenize özel,  şahsınıza münhasır bir varolma sahası tanır: biricik bir saha.   İşte bu saha, yani ebeveynliğimizi yaşama şekillerimiz farklı olsa da, AP, şiddetsizlik ve bağ arayışımız paydasında bizleri biraraya getirir.

Peki, “AP ne değildir?”

– Attachment Parenting (AP), herhangi bir uzmanı, doktrini körü körüne takip etmek değildir.

–  AP, “Mutlaka şu yaşa kadar emzirmelisiniz, bu yaşa kadar da aynı odada uyumalısınız” tarzı kuralcı bir yaklaşım değildir. AP, doğası itibariyle şablon dışı bir sezgiselliği vurgular.

– AP, çocuğunuzu kendinize bağımlı yapmak veya “helikopter ebeveynlik” de denen, bağımsızlaşma sinyalleri gönderen çocuğunuza izin vermeme hali degildir.

– AP, annenin kendini eve hapsetmesi, annelik kimliği dışındaki tüm rollerini beklemeye alması değildir.

– AP, sınırsızlık, rutinsizlik, çocuğu “şımartmak”, çocuğun her istediğine “Evet” demek kesinlikle değildir.

– AP, annenin çocuğuyla her dakika oynaması değildir.

– AP, mükemmeliyetcilik arayışı veya “tembellik” hiç değildir.

– AP, eşini yataktan içeri odaya çekyata yollamak da değildir.

AP’nin katı kuralları da yoktur zaten. AP kalp ve beynin örtüştüğü sezgisel bir ebeveynliktir ve kurallar yerine yolgösterici sekiz adet prensip vardır.  Bu prensiplerden istediğini uygulamak, istemediğini uygulamamak veya aile şartlarına uyarlamak tamamen anne ve babaya kalmıştır.  Örneğin, bu prensiplerden “Dengede olma”/Anne, baba ve bebeğin ahenkli ve dengede olması maddesi, özellikle ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliği açısından belki de en önemli yapıtaşlarındandır çünkü babaların da en az anneler kadar çocuklarının yetişmesinde ve eşlerarası iletişimin korunmasındaki değerli rolüne dikkat çeker.

Peki, nedir diğer AP prensipleri? Uluslararası Attachment  Parenting Kurumu API’ın tanımladığı ve Attachment Parenting’i destekleyen yolgösterici sekiz yapıtaşı şunlardır:

  1. Bilgi Edinmek ve Hazırlanmak: Hamileliğe, doğuma ve ebeveynliğe hem fiziksel, hem duygusal hem de bilgi edinimi ile hazırlanmak. Bilgi, güç verir! Yaşamboyu öğrenmeye açık olmamız ve bilgi ile donanmamız çok önemlidir. Özellikle emzirme, bebekbakımı, bebek-çocuk gelişimi konularında bilgilenmek, ebeveynin özgüvenini de artıracak ve kaygıyı azaltırken, bebeği ile bağını da destekleyebilecektir.  Bilgi edinimi elbette sezgisel süzgecimizden geçmeli ve ailemizin koşullarına ve çocuğumuza uyarlanmalıdır.
  1. Bebeğimizi/Çocuğumuzu Sevgiyle Beslemek: Emzirmek, emzirebilmek için gereken desteği mutlaka almak, emzirilemiyorsa ten tene temas ve göz teması ile benzer bir bağı simule etmek, bebek önderliğinde bir emzirme sürecine saha tanımak, saatli emzirmekten kaçınmak, ek gıda dönemi ve sonrasında zorla ve fazla yedirmemek, çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığına ve aile olarak yemek vaktine önem vermek, ekran karşısında yemek yememek gibi.
  1. Bebeğimizin ihtiyaçlarına hassasiyetle cevap vermek: Bebeğimizin sinyallerini zamanında ve doğru okumak, ihtiyaclarını bekletmeden karşılamak. Anne-baba-bebek bağında en önemli faktor, bebek ile senkronize olabilmek ve kaygı ile değil anda olarak bebeğin ihtiyaclarını karşılamaktır.  Bu noktada, şimdiye kadar toplumda yerleşmiş bazı şablonların da farkında olmak çok önemlidir.  Örneğin, ağlayan bir bebek, kucağa alındığında şımarmaz, sizi manipule etmez veya size bağımlı hale gelmez, sadece en temel ihtiyaclarından “güvende hissetme ihtiyacı” karşılanır.  Bağı desteklenir… Bebeğinizin huzurlu limanı olursunuz ki ileride güvenle bağımsızlaşabilsin.
  1. Ten teması ve Dokunuş: Bebeğin sağlıklı gelişiminde ve aranızdaki duygusal bağın inşasında, doğumun hemen ardından, hem anne hem baba ile bebeğin ten tene teması, sonra da sağlıklı dokunuş içeren uygulamalar (bebek masajı ve babywearing/ bebektaşıma) ve bebeğiniz büyüdükçe ve izin verdikçe dokunuş içeren oyunlar çok büyük önem taşır.
  1. Uyku düzeni/ Güvenli ve sağlıklı bir uyku düzeni kurmak: Güvenli bir uyku ortamı ve geceboyu ebeveynlik ile bebeğin ihtiyaclarını geceleri de karşılamak çok önemlidir. Co-sleeping, yani bebeğin aynı odada uyuması önerilmekle beraber, aile koşulları, bebeğin mizacı ve ihtiyacları ile ebeveynlerin ihtiyaclarının dengede olması en önemli önkoşuldur ve bebeğin güvenliği sağlandığı sürece çok geniş bir yelpazede örneklendirilebilir.
  1. Tutarlı ve devamlı bir şekilde koşulsuz sevgimizi hissettirmek: İşe başlangıç, kreşe/anaokuluna başlama, bakıcı ile ortaklaşa bebek bakımı, yeni bir doğum veya iş nedenli birkaç günlük ayrılık gereken durumlarda, bu bağı yine de sürdürebilmek için yaşamınıza dahil edebileceğiniz stratejiler hakkında farkındalık.
  1. Pozitif Disiplin Uygulamak: Temelinde empatik/şiddetsiz iletişim becerileri ve önleyicilik ile bebek/çocuk güvenliğini sağlamak ve huzurlu yetişmesini sağlamak yatar . Ödül ve cezadan kaçınmanız ve güvenli sınırları kararlı ama şefkatli bir şekilde sunmanız sayesinde büyüyen bebeğin/çocuğun pozitif davranışları içselleştirebilmesi ve empati becerilerinin gelişimi mümkün olur. Bağırmak, ceza vermek veya ödülle pekiştirmek yerine şiddetsiz iletişim becerileri ve empati ile bebeğe/çocuğa rehberlik etmek, AP’de en sürdürülebilir rota olarak sunulur. Erken pozitif iletişim becerileri arasında, konuşma öncesi dönem için örneğin bebek işaret dili de önemli bir araç olarak sunulabilir.
  1. Denge: Kişisel, ailesel (anne/baba) ve ‘eş’ kimliklerimizin dengede, uyumlanmış olması, özşefkat ile iç huzurumuza ve şiddetsiz iletişim ile eşlerarası ilişkimize de proaktif olarak odaklanabilmek. Mutlu anne ve baba =Mutlu bebek/Çocuk

Yukarıdaki yolgösterici prensiplerin hepsinin temelinde, insani bağ kurma ve bu sayede bağımsız ve şefkatli nesiller yetiştirme amacı bulunur.   Her aile, elbette yukarıdaki her prensibi uygulamak mecburiyetinde değildir, bebeğinizin güvenliğine zarar vermemek koşulu ile bu prensipleri ailenizin koşullarına uyarlamak en önemlisidir.  Attachment Parenting’e meyleden ebeveynler de, AP prensiplerinin uygulanış şekilleri de çeşit çeşittir çünkü her ailenin yaşam şartları ve ihtiyaclarına göre değişir.

Özetle, adına ister AP diyelim, ister demeyelim, bu şablon dışı ebeveynlik halinde, bağ kurma, sadece annenin omuzlarında bir külfet veya hedef olarak değil, anne-baba-bebek/çocuk arasında bir uyumlanma, eşitleyici bir denge arayışı ve içsesimizi duyma yolu ile sunulur.  AP’de farklı farklı açılardan da olsa baktığımız yön işte budur: “Şefkatle ve güvenli sınırlar ile yetişen empatik çocuklar, takım hissi ile hareket eden eşler ve sağlıklı bir  özgüven ile vakti gelince bağımsızlaşan, şiddetsiz bireyler.”

Bağ, nihayetinde, HER şeydir…

aslihan

Aslıhan Onaran

Kurucu-Lider, Uluslararası Doğal Ebeveynlik Türkiye Platformu/ Founder, Attachment Parenting International, API Turkey (STK/Nonprofit)

İletişim: DrOnaran@gmail.com

www.facebook.com/APITurkiye

www.intagram.com/DrOnaran

www.attachmentparenting.org

Kaynakça:

Ainsworth, M. D. S., & Bowlby, J. (1991), “An ethological approach to personality development.” American Psychologist, 46, 331-341.

Bowlby, J. (1958). “The nature of the child’s tie to his mother.”  International Journal of Psychoanalysis, 39, 350-371.

Onaran, A.  (Nisan 2017), “Keyifli Ebeveynlik Mümkün mü?  Bebeklerle Dans ile Bağlı ve Keyifli Aileler” http://joimove.com/bebeklerledans

Schaffer, H. R., & Emerson, P. E. (1964). “The development of social attachments in infancy.”  Monographs of the Society for Research in Child Development, 1-77.

Sears, W. and S.M, The Attachment Parenting Book. Little, Brown and Co, 2001.

Sears, W., S.M, Doğal Ebeveynlik (Önsöz: Devecigil, N., Çev. A. Birkan), Doğan Kitap: 2011

Sroufe, Alan et al, “Attachment and development: A prospective, longitudinal study from birth to adulthood”.  Attachment & Human Development, Aralık 2005; 7(4): 349 – 367

#attachmentparenting #attachmentparentingTurkiye #APITurkiye #sefkatliebeveynlik #pozitifdisiplin #dogumahazirlik #dogalebeveynlik #baglanma #sefkat #tentemasi #babywearing #bebekmasaji #emzirme #dogaloyun #bebekonderligindeemzirme #blw #ozsefkat #farkindalik #siddetsiziletisim #empati

Bunu Paylaş:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir