Attachment Parenting Türkiye Röportaj – Burcu Ertürk Teke

Merhaba Burcu Hanım, Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Burcu Ertürk Teke: Ben Burcu. 34 aylık bir kızım var. Doğduğundan beri evde onunla beraberim. AP ile aslında kızım doğduktan sonra tanıştım ama en başından beri zaten yaptıklarımın AP ile örtüştüğünü görmek beni çok mutlu etti. Bunun üzerine daha çok okumaya, araştırmaya, çeviriler yapmaya başladım. @bidunyacocuk adıyla bir blog ve sosyal medya hesapları açarak yolculuğumu kayıt altına almak, kızım ve kendim için bir kaynak oluşturmak istedim. Şimdilerde bana eşlik eden birçok anne baba ile beraber öğrenmeye, paylaşmaya ve gelişmeye devam ediyorum.

  • APT: Attachment Parenting yaklaşımı ile ne zaman, nasıl karşılaştınız? Hangi kaynaklardan bilgi ediniyorsunuz? Attachment Parenting yaklaşımını “siz” nasıl tanımlarsınız?

B.E.T.: AP facebook grubu ile karşılaştığımda sanırım bebeğim 6 aylıktı. Bir arkadaşım beni facebook grubuna ekledi. Yıllardır görmediğim ailemi bulmuş gibi hissettiğimi hatırlıyorum. En çok facebook grubundaki anne, babalardan ve uzmanlardan öğrendim diyebilirim. Bunun yanında çok kitap okuyorum ve yabancı kaynak taraması yapıyorum. Yeni yayınlanan makaleleri okuyorum. Yazarından izin alıp çevirdiklerim de oldu.

AP yaklaşımı benim için en çok empati, duyarlılık ve güven demek. İçgüdülerimi ve çocuğumun ihtiyaçlarını izlememe izin veren, basmakalıp yönergeleri olmayan ve her ailenin farklı olduğunu kabul eden bir yaklaşım. Kendisiyle ilgili şeyleri en iyi insanın kendisi bilir. Bu bebek için de çocuk için de geçerli. Bu yüzden çocuğumu bir birey olarak kabul etmemi ve onun kendi içgüdülerini dinlemesine izin vermemi sağlayan bir ebeveyn olmamı sağladı AP.

  • APT: AP 8 Temel ilkesinden hangisini/hangilerini kendinize daha yakın buluyorsunuz?

B.E.T.: Ihtiyaçlarına kulak vermek ilkesi sanırım benim ebeveynlik yaklaşımımı en çok anlatan madde. Burada ben sadece kızımın değil kendi ihtiyaçlarıma da kulak veriyorum ve ikimizi de mutlu edecek orta yolu bulmaya yönelik hareket ediyorum her zaman. Bunun olumlu sonuçlarını da hayatımızın her anında alıyoruz. Neyi ne kadar yiyeceğine, ne zaman üşüyeceğine, ne zaman uyuyacağına ben karar vermedim hiç. Bebekken hep onun sinyallerini izledim. Büyüdüğünde de yolunu kendi çizmeye devam etti. Ona verdiğim bu özgürlük sayesinde bedeninin ve ruhunun ihtiyaçlarını çok iyi bilen ve kendi ihtiyaçlarını önemseyen bir çocuk oldu.

APT: AP ilkelerini benimserken / uygularken tetiklendiğiniz noktalar var mı? Hangileri? Sizce neden başaramıyorsunuz veya neden uygulamak içinizden gelmiyor?

B.E.T.: Sanırım en az bahsi geçen ve uygulamakta en çok zorlandığımız ilke de kişisel ve aile hayatında denge kurmak. Özellikle aile büyüklerinden uzakta olmak ve eşimin çok yoğun çalışması benim bu dengeyi sağlamamı oldukça zorlaştırıyor. Birçok annenin de benzer durumda olduğunu biliyorum. Burada AP ilkelerini benimserken bu yüzden bu maddeyi akıllarından çıkarmamalı anneler diye düşünüyorum. Kendine vakit ayırmak için fırsat yaratmaya çalışmalı ve yardım istemeli. Bunu yaptığı için de suçluluk duymamalı. Ben her fırsatı değerlendiriyorum. Gurbetteyim ama çok bunaldığımda ailemden destek istiyorum, çıkıp geliyorlar veya biz gidebiliyoruz. Eşim her fırsatta üzerimdeki yükü hafifletmek için elinden geleni yapıyor. Bazen gerçekten çok zorlansam da bu konuda dengeyi sağlamak için çaba harcıyorum.

  • APT: AP çocuğunuzla olan ilişkinizi nasıl etkiliyor? 

B.E.T.: Beni çok geliştirdi AP yaklaşımı. Kendimle ilgili çok şey keşfettim. Gerçek anlamda empatiyi, dengeyi, sabrı, içgüdülerime güvenmeyi ve çocuğumun ihtiyaçlarını görebilmeyi AP sayesinde başardım. Kolay bir yolculuk değildi. Hala da devam ediyor. Hergün yeni şeyler öğreniyorum ve gelişiyorum. Kendi içime yaptığım yolculuk ve kendimle ilgili keşfettiklerim kızıma karşı daha duyarlı olmamı sağlıyor. Öz şefkati AP sayesinde öğrendim mesela. Sanırım ilişkimizi en çok değiştiren bu oldu. Çünkü insan omuzlarında suçluluk duygusu ile dolaşıp dururken anda kalmakta ve güzelliklere odaklanmakta çok zorlanıyor. İlişkinin iki tarafı var ve dünyada ne kadar çift varsa o kadar farklı ilişki var. Bu çiftler anne çocuk, baba çocuk, eşler, arkadaşlar, kardeşler hepsi olabilir. Yani iki insan bir araya gelip bir ilşki kurmaya başladığında daha önce dünyada yaşanmış ve yaşanmakta olan tüm ilişkilerden farklı bir ilişki kurduklarını unutmamak gerekiyor bence. AP de en sevdiğim şey de işte bu farklılığı tekrar tekrar vurgulayarak insanları ebeveynlik yolculuklarında özgür bırakması.

  • APT: Ebeveynlik yaklaşımlarınızda eşiniz ile aynı fikirde misiniz? Evet ise birlikte nasıl yol alıyorsunuz? Hayır ise fikir ayrılıklarını nasıl çözüyorsunuz?

B.E.T.: Her zaman aynı fikirde olamıyoruz elbette. Ama genel olarak ikimiz de ihtiyaçlarına duyarlı olmak konusunda hemfikiriz. Anlaşamadığımız noktalarda bazen konuşup orta yolu buluyoruz bazen de ben baba kızın arasından çekiliyorum ve karışmıyorum. Çünkü bizim kızımla ilişkimiz nasıl biricikse onlarınki de biricik.

  • APT: Sizce AP her aileye uygun bir yaklaşım mı?

B.E.T.: Aslıhan Onaran bir canlı yayında AP ilkelerinden bahsetmişti. Orada demişti ki AP ilkelerinin bazılarına tam bazılarına yarım bazılarına daha az basabilirsiniz ve bu normaldir. Yani esneklik sağlıyor. Bütün bu ilkeler aslında sadece genel bir çerçevede birbirine sevgi, saygı, empati ve duyarlılıkla yaklaşmayı öğütlüyor. Ne kadar benimseyecekleri ailelere kalmış. Dolayısıyla her aileye uyarlanabilir olduğuna inanıyorum. Ancak AP nedir’i bir başkasından dinleyerek değil okuyarak, araştırarak, kendi iç güdülerini de işin içine katıp hepsini harmanlayarak öğrenmeye çalışmalı insanlar. Çünkü herkesin yolu farklı olabilir ve birinin gittiği yol size uymadığında bu yaklaşım bana uygun değil çıkarımını yapmak doğru bir yaklaşım olmaz.

APT: Son olarak sizin bize sormak yada paylaşmak istediğiniz herhangi bir şey var mı?

B.E.T.: Teşekkür ederim.

APT: Katılımınız ve desteğiniz için çok teşekkür ederiz. Sevgilerimizle.

Attachment Parenting Türkiye Ekibi

Gönüllü emzirme danışmanı, doğal ebeveynliği ilke edinmiş, şefkatli ve mutlu bir çocuk yetiştirebilmek için her gün öğrenmeye devam eden bir anneyim. Bana göre her çocuk başka bir dünya. Biz gittikleri yolda onlara sadece eşlik ediyoruz. Bu yolda yürürken edindiğim deneyimleri, toparladığım ve çevirdiğim kaynakları, önce kendim ve çocuğum için, sonra da dokunabileceğim diğer anneler için bir platformda bir araya getirmek istedim. Bidunyacocuk.com işte bu şekilde ortaya çıktı. Yazmaya duyduğum aşkla öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyorum.
Peki ben kimim?
İstanbul Teknik Üniversitesi & New York Eyalet Üniversitesi çift diploma programı İşletme bölümünden mezun oldum. Sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Yüksek Lisans programına girdim. Birkaç yıl özel sektörde İnsan Kaynakları ve Dış Ticaret bölümlerinde çalıştıktan sonra kızıma hamile kaldığımda şehir değişikliği sebebiyle işi bıraktım. Şuan eşim ve kızımla beraber İzmir’de yaşıyoruz.
Sosyal medya hesaplarım:
https://www.facebook.com/bidunyacocuk/
https://www.instagram.com/bidunyacocuk/

Bunu Paylaş:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir