Normal Bebek Uykusu-2

4. BÖLÜM

NORMAL BEBEK UYKUSU: GECE EMZİRMESİNİN ÖNEMİ

“Çocuğum sadece emerek uyuyor.”

Birçok ebeveyn ilk aylarında bebeğin emerken nasıl kolayca uyuyakaldığını bilir. Doğrusu, emzirmek bebeklerin uykusunu getirir. Birçok insan bebekleri henüz küçükken bu davranışı hakkında fazla düşünmeseler de bebekleri büyümeye başladıkça bundan endişe duymaya başlar. Bazı uyku araştırmacılarının bebeği emzirirken uyutmayı uyku bozuklukları listesine koyması (Melzer & Mindell, 2006)  veya aile ve arkadaşlarınızın bebeğinize bu şekilde zarar verdiğinizi, asla kendi kendine uyumayı öğrenemeyeceğini söylemesi de size hiç yardımcı olmaz.  Birçok “uyku uzmanı” bu “kötü alışkanlığı” edinmemesi için bebeğinizi memede uyutmamanızı (Meltzer & Mindell, 2006), onun yerine bebeğinizi yerine koymadan önce uyandırmanızı önerirler.

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun emerken uyuması ve yerine koyarken de uyuyor olması sizin için problem teşkil etmediği müddetçe bu konuda çocuğunuz için endişe etmenize gerek yok. Bunu nasıl söyleyebiliyoruz? Birincisi, yeterince yorgun olan bir çocuk meme ile veya memesiz bir şekilde uykuya dalar. Memede uyumak bir çocuk için tercih ettiği bir yöntem olsa da (bağlanma için gerekli olan tüm yakınlığı ve samimiyeti sağlar), mecburi bir adım değildir. Yaşları ilerledikçe çocuklar farklı yerlerde ve pozisyonlarda da uyumaya başlarlar. Küçük bebekler asla konforsuz bir şekilde uyumaya zorlanmamalıdırlar, rahatlamak ve güvende hissetmek için emzirilmeye ihtiyaçları olabilir. Hatırlanması gereken bir diğer faktör de bütün çocukların bir gün memeyi bırakacağıdır. Çocuğunuzu uyuması için emzirmek ve ona sarılmak onun için bir konfor alanı, olumlu gelişimsel sonuçlar doğuran bir yakınlık sağlar. Çocuklar doğal gelişimlerinin bir parçası olarak bu yakınlığa ihtiyaç duyarlar. Bu kötü bir şey değil, bu basitçe çocuğunuza doğal gelişiminin ve ebeveyn olmanın gerektirdiği yakınlığı sunmaktır.

Eğer hala tereddütteyseniz emin olun ki emzirmek bir çocuğun uykuya dalmasına yardımcı olan en doğal yoldur ve gelişimini destekleyen çok önemli katkılar sağlar. Ebeveynler bilmelidirler ki akşam sütü daha çok triptofan (uykuyu tetikleyici bir amino asit) içerir. Triptofan beyin fonksiyonları ve gelişimi için vazgeçilmez olan seratoninin öncüsüdür. Yaşamın ilk yıllarında, triptofan alımı daha çok seratonin alıcısının gelişimine sebep olur. (Hibberd, Brooke, Carter, Haug, & Harzer, 1981). Gece sütü ayrıca seratonin sentezini destekleyen amino asitler içerir (Delgado, 2006; Goldman, 1983; Lien, 2003). Seratonin beynin daha iyi çalışmasına, insanın iyi hissetmesine ve uyku-uyanıklık döngülerine yardımcı olur. (Somer, 2009). Yani bebeklerin uykuya dalmalarına yardımcı olmasının da ötesinde akşam/gece sütü alması sadece içinde triptofan olduğu için özellikle çok önemlidir.

Memede (veya hatta kucakta) uyuyakalan bebekler ve çocuklar ile ilgili bir diğer endişe de nerede ilk uykuya dalarlarsa orada uyanmayı beklemeleridir (Anders, Halpern, & Hua, 1992).  Bu durum bebeğin beşik gibi farklı bir yerde uyandığında ağlamasına sebep olabilir. Yatak paylaşımı yapan ve emziren ebeveynlerin bebekleri daha az tepki verirler ve gece uyandıklarında kendi kendilerine annelerinin memesini bulup emmeyi öğrenebilirler. Anneleriyle aynı yatakta yatan bebekler geceleri daha sık uyansa da (Mosko, Richard, & McKenna, 1997), bu doğal etkileşim bebekler uyandıklarında onlarla daha yatıştırıcı ve basit bir şekilde ilgilenmeyi sağlar. Bu durumlarda, çocuklar gelişimsel olarak hazır olduklarında yarı uykulu vaziyetteyken yatırmak ve süreci kendisinin bitirmesini sağlamak gece kalkışlarını ve bu kalkışlardaki tepkilerini azaltabilir. Yine de bir bebeğin (veya çocuğun) gece boyu deliksiz uyuması beklenmemeli çünkü gece dahi ebeveyn müdahalesi gerektirecek sayısız ihtiyacı olabilir. 

 

  1. BÖLÜM

UYUMAK İÇİN DAHA ÇOK NORMAL EBEVEYNLİK

“Çocuğum sadece dışarıda/yürürken/üzerimde uyuyor.”

Bebekler ve çocuklar istediğimiz zaman onları koyduğumuz yerde uyusalar gerçekten çok güzel olmaz mıydı? Yalan yok, harika olurdu ama maalesef çoğu bebek böyle uyumaz. Annelerin bebeklerini uyutabilmek için fırtınada ve soğukta dışarıda yürümek zorunda kaldıklarından ya da hiç durmadan yürümeleri gerektiğinden (içeride veya dışarıda) şikâyet ettiklerini duyarız. Bu da bebeğin uyku saatlerinde annelerin soluk alma fırsatını elinden alabilir ve hatta açıkça tatsız bir durum haline gelebilir.

İlginç şekilde, bebeklerin uykuya dalmak için yaygın olarak ihtiyaç duydukları koşullar anne rahminde bolca maruz kaldıkları üç şeyi; dokunuş ses ve hareketi içerir. İnsan yavrusu kafa boyutundan dolayı diğer memeli yavrularından en az 9 ay daha erken doğar (daha fazla büyürse doğum kanalından geçemez, bakınız Trevathan, 2011), yani en az 9 ay daha bedenleri bir harici rahme ihtiyaç duyar. Yani rahim dışında uyumak için de anne rahminde onları uyutan şeyleri beklemeleri normal değil mi? Dokunuşa gelirsek, biliyoruz ki oksitosin huzur, güvenlik, sevgi gibi duyguların oluşumunda önemli rol oynar, bunların hepsi de uyku kalitesini etkiler(Uvnäs-Moberg, 2003).  Yani kendisine bakım veren kişiye fiziksel olarak yakın olan bebeğin uykuya dalması ve uykuda kalması daha olasıdır.

Bir diğer faktör sestir  – özellikle de bebeğin anne rahminde duyduğuna çok benzeyen bakım veren kişinin kalp sesi.  Bebeği tutan kişi annesi olduğunda onun kalp atışları, sesi ve nefes alıp verişi bir çeşit beyaz gürültü oluşturur ve bebeğin güvende hissedip uykuda kalmasına yardımcı olur. Aynı etkiyi bebeğe bakan başka bir kişi de sağlayabilir. Bu mümkün olmadığında beyaz gürültü aleti kullanılarak çevredeki rahatsız edici sesler kesilirken bebeğin uyumasına yardımcı olacak kadar arka plan gürültüsü de korunmuş olur. Bu beyaz gürültü aletleri bebeklerin daha iyi uyumalarını sağlamış (Spencer, Moran, Lee, & Talbert, 1990) ve bazı ebeveynlerin de daha iyi uyumalarına yardımcı olmuştur (Lee & Gay, 2011).

Üçüncü faktör, harekettir – bebek anne karnında bolca harekete maruz kalır; yumuşak ve sıvı dolu bir kesede düzenli olarak sallanır. Siz dinlenirken bebeğinizin rahminizde nasıl da hareketlendiğini hatırlıyor musunuz? Bunun sebebi bebeğinizin siz hareket ederken uyuyor olmasıdır. Modern aileler genellikle bebeklerini uyutmak için araba gezintisine çıkarırlar. Araba koltuğunun rahatlığı, sakinleştirici etkisi ile birleştiğinde birçok bebeğe uyku bastırır ve aileler arabayla amaçsızca dolaşırken onlar memnun bir şekilde uykuya geçerler. Aynı etki bebek arabası ile de sağlanabilir, bu kez anne babalar işlerini halledebilir veya yürüyüş yapabilirler. Muhtemelen en güzeli, bebeğini giymektir; hareket, ses ve dokunuş bir arada sağlanırken bakım veren kişi işlerini halledebilir, hayatına olduğu gibi devam edebilir. Bebeğini giymek, bebeğin ideal şekilde beyin ve beden gelişimine destek olan en güzel formda “harici rahim” etkisi sağlar(Narvaez et al., 2013).

Anlaşılması gereken en önemli nokta şudur ki, bebeklerin birçokları tarafından “ideal uyku” olarak düşünülen şekilde tek başına değil de birileri ile temas halinde uyumak istemesi normaldir. Yetişkinler bunu tercih ediyor olsa da sessiz bir odadaki bir yatak bebeklerin uyuması için ideal değildir.

 

***

Özetleyecek olursak

Umarız bu yazı dizisinde ebeveynlere bebeklerinin uykularına dair “problem” olarak algıladıkları ve düzeltilmesi gerektiğini düşündükleri bazı şeylerin aslında normal ve gelişimlerine uyun olduğunu açıkça ifade edebilmişizdir. Hâlâ bazı ailelerin çocuklarının uykularını problemli bulduklarının bilincindeyiz, bu sebeple aynı zamanda nazik bir biçimde çocukların uykuya geçmelerine nasıl yardımcı olabileceğiniz konusuna da eğiliyoruz. Ebeveynlerin bu yazı dizisinden almalarını umduğumuz şeyler:

  • Çocuklarımızın uykusu söz konusu olduğunda normal kabul edilen davranışların kapsamını daha iyi anlamaları
  • Eğer bu davranış o aile için sorun yaratmıyorsa çocuğun da bu normal uyku davranışından rahatsız olmadığı konusunda içlerini ferah tutmaları gerektiğidir.

Spesifik bir uzmanın tavsiyelerini dinlemek yerine bir bebeğin uyurken güvende hissetmesi için neler yapılması gerektiğini anlayıp ona bu güvenli davranışlar ekseninde bir uyku ortamı sağlamaya çalışın. Sonra da bebeğiniz için en iyi işleyen yöntem neyse onu yapın. Bırakın çocuğunuz rehberiniz olsun.

Ortak Yazarlar

Tracy Cassels, University of British Columbia, www.evolutionaryparenting.com

Sarah Ockwell-Smith, babycalming.com

Wendy Middlemiss, University of North Texas

John Hoffman, uncommonjohn.wordpress.com

Kathleen Kendall-Tackett, Texas Tech University, http://www.uppitysciencechick.com/sleep.html

Helen Stevens, Safe Sleep Space

James McKenna, Mother-Baby Behavioral Sleep Laboratory, University of Notre Dame, www.cosleeping.nd.edu

Referanslar

Anders, T.F., Halpern, L.F., & Hua, J. (1992).  Sleeping through the night: a developmental perspective.  Pediatrics, 90, 554-560.

Barajas, R.G., Martin, A., Brooks-Gunn, J., & Hale, L. (2011).  Mother-child bed-sharing in toddlerhood and cognitive and behavioral outcomes.  Pediatrics, 128, e339-e347.

Cassels, T.G.  (2013).  ADHD, sleep problems, and bed sharing: future considerations.  The American Journal of Family Therapy, 41, 13-25.

Delgado, P.L. (2006). Monoamine depletion studies: Implications for antidepressantdiscontinuation syndrome. Journal of Clinical Psychiatry67(4), 22-26.

Goldman, A. S. (1993). The immune system of human milk: Antimicrobial anti-inflammatory and immunomodulating properties. Pediatric Infectious Disease Journal12(8), 664-671.

Hibberd, C.M.; Brooke, O.G.; Carter, N.D.; Haug, M; Harzer, G. (1981). Variation in the composition of breast milk during the first 5 weeks of lactation: implications for the feeding of preterm infants. Arch. Dis. Child., 57:658-62.

Lee, K.A. & Gay, C.L. (2011). Can modifications to the bedroom environment improve the sleep of new parents?  Two randomized control trials.  Research in Nursing and Health, 34, 7-19.

Lien, E.L. (2003). Infant formulas with increased concentrations of α-lactalbumin. American Journal of Clinical Nutrition, 77(6), 1555S-1558S.

Meltzer, L.J. & Mindell, J.A. (2006).  Sleep and sleep disorders in children and adolescents.  Psychiatric Clinics of North America, 29, 1059-1076.

Messmer R, Miller LD, Yu CM.  The relationship between parent-infant bed sharing and marital satisfaction for mothers of infants.  Family Relations 2012; 61: 798-810.

Mindell, J. A., Sadeh, A., Wiegand, B., How, T. H., & Goh, D. Y. T. (2010). Cross-cultural differences in infant and toddler sleep.  Sleep Medicine, 11, 274-280.

Mosko, S., Richard, C., & McKenna, J.  (1997).  Infant arousals during mother-infant bed sharing: implications for infant sleep and sudden infant death syndrome.  Pediatrics, 100, 841-849.

Narvaez, D., Panksepp, J., Schore, A., & Gleason, T. (Eds.) (2013). Evolution, Early Experience and Human Development: From Research to Practice and Policy. New York: Oxford University Press.

Nelson, E.A.S. & Taylor, B.J.  (2001).  International child care practices study: infant sleeping environment.  Early Human Development, 62, 43-55.

Somer, E. (2009) Eat your way to happiness. New York: Harlequin.

Spencer, J.A., Moran, D.J., Lee, A., & Talbert, D. (1990).  White noise and sleep induction.  Archives of Diseases in Childhood, 65, 135-137.

Trevathan, W.R. (2011). Human birth: An evolutionary perspective. New York: Aldine de Gruyter.

Uvnäs-Moberg, K. (2003).  The oxytocin factor: tapping the hormone of calm, love and healing. Cambridge, MA: Da Capo Press.

Welles-Nystrom, B. (2005).  Co-sleeping as a window into Swedish culture: considerations of gender and health care. Scandinavian Journal of Caring Science, 19, 354-360.

(Orijinal Yazı: Normal, Human Infant Sleep: Feeding Method and Development

Yazar: Darcia Narvaez Ph.D. (Ortak yazarlar: Tracy Cassels,Sarah Ockwell-Smith, Wendy Middlemiss,John Hoffman,Kathleen Kendall-Tackett,Helen Stevens,James McKenna)

Çeviren:  Burcu Ertürk Teke
Düzeltmeler: Sena Gönüllü Yalçın , Arzu Yücekaya Bat, Seda Diri İlic

Yazarın izniyle çevrilmiştir.)

Burcu Ertürk Teke

Gönüllü emzirme danışmanı, doğal ebeveynliği ilke edinmiş, şefkatli ve mutlu bir çocuk yetiştirebilmek için her gün öğrenmeye devam eden bir anneyim. Bana göre her çocuk başka bir dünya. Biz gittikleri yolda onlara sadece eşlik ediyoruz. Bu yolda yürürken edindiğim deneyimleri, toparladığım ve çevirdiğim kaynakları, önce kendim ve çocuğum için, sonra da dokunabileceğim diğer anneler için bir platformda bir araya getirmek istedim. Bidunyacocuk.com işte bu şekilde ortaya çıktı. Yazmaya duyduğum aşkla öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyorum.

Peki ben kimim?

İstanbul Teknik Üniversitesi & New York Eyalet Üniversitesi çift diploma programı İşletme bölümünden mezun oldum. Sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Yüksek Lisans programına girdim. Birkaç yıl özel sektörde İnsan Kaynakları ve Dış Ticaret bölümlerinde çalıştıktan sonra kızıma hamile kaldığımda şehir değişikliği sebebiyle işi bıraktım. Şuan eşim ve kızımla beraber İzmir’de yaşıyoruz.

Sosyal medya hesaplarım:

https://www.facebook.com/bidunyacocuk/

https://www.instagram.com/bidunyacocuk/

www.bidunyacocuk.com

Bunu Paylaş:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir