Selin Taş Tertemiz’in Pozitif Doğum Hikayesi

Merhabalar…

Ben Dr. Selin Tertemiz , İskenderun Devlet hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak çalışmaktayım (doğum yaptığım yılda Antakya Doğumevinde çalışıyordum). 2014 ve 2015 yılları arasında  İstanbul Doğum Akademisi’nden doğuma hazırlık  ve doulalık eğitimi aldım.  Aldığım eğitimlerle  doğal, pozitif ve keşkesiz bir doğum yapmak istiyordum.  10.10.2016’da normal yolla ilk doğumumu yaptım. Biraz uzun bir hikaye sabır gösterip okuyanlara şimdiden teşekkürler.

Okumaya devam et Selin Taş Tertemiz’in Pozitif Doğum Hikayesi

Bunu Paylaş:
error0

Gözde Dündar’ın Pozitif Doğum Hikayesi

Doğum  benim için her zaman çok ama çok acayip bir olaydı, benim bir gün bir doğum yapabileceğim fikri de nedense çok yabancı gelirdi hep. Sanırım bir şekilde kendime ‘anne’ sıfatını uygun görmezdim, taa ki hamile kaldığımı öğrenene kadar. Bu yüzden gebelik testine bakarak iki saat durmadan haykırarak ağlamıştım “ben anne olamam” diye. Çok severek senelerdir tükettiğim sigaraya elveda dedim, yediğime içtiğime de dikkat etmem gerekiyordu artık, öyle geçiştirme öğünlerle idare edemezdim, kendimce yapmam gerekenlerle dolu bir yola girmiştim bile.

Okumaya devam et Gözde Dündar’ın Pozitif Doğum Hikayesi

Bunu Paylaş:
error0

Nasıl Doğum Yaptığınız Aslında ÖNEMLİ!

İnsanlar ne zaman sezaryen veya doğal doğumu tartışsalar, şu iyi niyetli ifade her zaman ortaya çıkar:

Bebek sağlıklı doğsun da nasıl doğum yaptığın önemli değil.

Kadınların tercihlerini ve tecrübelerini genelde kuşatan yargıları kırmak isteyen insanları takdirle karşılıyorum. Ancak bir kadının nasıl doğum yaptığının önemli olmadığını söylemek pek samimi değil. Sırf sonunda üç sağlıklı bebeğimi kucağıma aldım diye kimsenin doğum tecrübelerimi “önemli değil” diyerek geçiştirmesini istemem. Kadın hayatının en önemli olaylarından biri olan doğum çok önemlidir.

Bağlamdan bağımsız bir şekilde, tek başına baktığımızı farz edelim: Bir kadının hangi yollarla doğum yaptığı büyük şemada çok önemli değil. Sezaryen, epidural, ilaçsız veya ormanda tek boynuzlu bir atın gözyaşlarının doldurduğu bir havuzun içinde doğum yapmış olmak anne olarak kim olduğunuzu tanımlamaz.

Fakat nasıl doğum yapıldığı önemlidir. Daha da spesifik olmak gerekirse, doğum eylemini nasıl tecrübe ettiğiniz önemlidir.

Okumaya devam et Nasıl Doğum Yaptığınız Aslında ÖNEMLİ!

Bunu Paylaş:
error0

Gülşah’ın Anne-Bebek Dostu Sezeryan Doğum Hikayesi

İnternet ortamında bir şeyler araştırmaya bayılıyorum, hele bir de SSVD adayı olunca. Takip ettiğim bloglarda SSVD (sezaryen sonrası vajinal doğum) yapabilmiş şanslı annelerin hikâyelerini okudukça çok mutlu oluyordum. Onca okuduğum doğum hikâyesi arasında sadece bir tane sezaryen ile sonuçlanmış hikaye okumuştum, bu durum içimi rahatlatmıştı. Çünkü insan madalyonun her iki yüzünü de görmek istiyor. Bir yandan da doğal doğum ile sonuçlanmaz ve sezaryen olmak zorunda kalırsam kısmına da hazırlık yapmam gerekiyordu çünkü. Dışarıda benim gibi düşünen anne adayları vardır eminim.  Pozitif sezaryen hikayeleri de olabileceğini göstermek için, hikayemi yazmaya karar verdim.

Ben Gülşah, bundan 5 yıl önce gece saat 12.01 da, suyum mekonyumlu geldiğinden  sezaryen doğum ile oğlumu kucağıma aldım.  O zaman da doğal doğumu çok istemiştim, kısmet değilmiş.

Okumaya devam et Gülşah’ın Anne-Bebek Dostu Sezeryan Doğum Hikayesi

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Doğum Hikayeleri -4 (Esra Kaya)

Merhaba ❤

Hamile olmak herkesin size gülümseyerek bakacağı , bir iş varsa ‘aman sen dur ben yaparım’ diyeceği, ‘hadi bunu da ye bebeğimize yarasın’ dediği  bir dönemmiş. Gerçekten şunu söylemeliyim çok güzel bir hamilelik süreci yaşadım. Müdahalesiz  doğumu çok istiyordum.

26. Haftada doğum ve doğum sonrası eğitimleri almaya başladım. Plates yapıyordum, temiz havada sürekli yürüyüş yapıyordum. Selim ağustos bebeği olunca çok güzel zamana denk gelmişti hamilelik. Kendimi zamanın akışına bırakmış, her yere  ışık saçan, pozitif bir gebeydim; eşimin deyimiyle güneş gibi parlıyordum.   Hiç ağır gebe olmadım, olamadım.  Yani sürekli aktiftim, 36. Haftada erken doğum riskiyle hastaneye yatışım oldu. Sürekli bebeğimle iletişim halindeydim.  Ayağa kalkmam yasaktı ama ben refakatçi istemedim. Yalnız atlatabilirdim bu durumu. 2 gün hastane de kaldım.  Bebeğim çok şükür iyi ve yerinde mutluydu.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri -4 (Esra Kaya)

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Doğum Hikayeleri-1 (Ece Efe’nin Sesli Anlatımı İle)

Sevgili Ece Efe bizimle hayatının en özel anlarından birini paylaştı…

Pozitif doğum hikayelerimizin ilki, animasyon eşliğinde anlatılan videosu ile AP TV’de.

Dileyenler youtube kanalımıza abone olabilir, kanalımızın linki;

https://www.youtube.com/channel/UCqXPjtJhkS92jNPkCJU_gZw

Abone olduktan sonra soldaki zil işaretine tıklarsanız her taze/yeni videoda haber alma şansınız olacaktır. Sevgiler…
Bizi izlemeye devam edin…

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-1 (Ece Efe’nin Sesli Anlatımı İle)

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Dünyanın en güzel en mucizevi en olağanüstü ve tarifi mümkün olmayan eylemi…Doğum…

Size Asrın’ımın aramıza katılma serüveninden bahsetmek istiyorum.

O geceyi hatırlıyorum. Her zamankinden farklıydı birlikteliğimiz. Yaşadığım heyecanın bir tohum olarak rahmime düşeceğini bilmiyordum elbette.  İçimde bir şeyler olduğunu hissettiğimde karmakarışık duygular beni allak bullak etti. Derste baş dönmelerim, sürekli uyuma isteği ve halsizlik eşlik edince önce kendimi hazırladım. Birtakım alışkanlıklarıma bir süreliğine de olsa veda ettim. Durumu eşimle paylaşınca işin ciddiyetini fark edip daha da panik oldum. Şimdi ne olacaktı! Ne yapmalıydım! Birden kendimi hiç hazır hissetmediğimi farkettim; işin içinden çıkamayacağımdan korktum. Henüz korkularımla yüzleşecek noktada değilken kendimi sürecin akışına bıraktım.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Çocukluğumdan beri kendi travmatik doğum hikâyemi dinler dururum: Annemin suyunun nasıl geldiğini, anne karnında (ve annemde hiç sancı yokken) su olmadan nasıl iki üç gün yaşayıp sonunda zar zor doğduğumu. Haliyle doğumu hep sancılı, ağrılı, berbat bir süreç olarak algılamıştım. Zaten travmatik bir doğum söz konusu olmasa bile siz de çevrenizden bunları duymadınız mı?

Planlı bir hamilelikti benimkisi ve daha hamileliğimden bile önce konusu geçtiğinde “ben normal doğum yapacağım,” derdim. Bu bilince 5 yıl önce yoga ve nefesle tanışmam vesile oldu diye düşünüyorum, çünkü yoga sayesinde bedenimi – yapabilecekleri ve sınırlarıyla – tekrar tanıdım. Ailede çocukluğumdan beri nazlı, canı tatlı biri olarak bilindiğimden ağzımdan ne zaman “normal doğum” lafı çıksa ailem bile bana dudak büktü baştan. Olsun, doğum kanıtlamak için yapılacak bir eylem değildi zaten.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Bunu Paylaş:
error0

Doula Müge Kurbanoğlu ile APanne/APaile

Bizler Attachment Parenting Turkiye ekibi olarak doğal/şefkatli/koşulsuz ebeveynlik ve şiddetsiz iletişim konularında toplumsal farkındalık kazandırabilmek adına biraraya gelen anneler ile birlikte gönüllü bir oluşuma evsahipliği yapiyoruz.
Önce facebook grubu, instagram, facebook sayfaları ve websitemizden sonra simdi de youtube kanalımız ile ailelerimize destek olmayı, daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyoruz. Bu yol uzun ve zorlu olduğu kadar, heyecan dolu..
Başlangıç için de yeni yılda yepyeni bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz!
Tatlı bir amatör ruhla, çok kısıtlı imkanlar ve gönüllü destekçilerimizin katılımı ile başladık bu işe, birlikte öğrenip gelişeceğiz diye umuyoruz.

Attachment Parenting Turkiye bebeğini karşılamaya hazırlanıyor! 💜👶

Bebeğimizin büyümesine hep birlikte şefkatle ve AP ilkelerini takip ederek eşlik etmeye hazır mısınız?

Okumaya devam et Doula Müge Kurbanoğlu ile APanne/APaile

Bunu Paylaş:
error0

Hamilelik, Dogum ve Ebeveynlige Hazırlık

“Bir bebeğe gebeyken aynı zamanda anneliğe de gebe kalınır. Bir bebek doğduğunda aynı zamanda bir anne ve bir baba da doğar”

Pam England

Hamilelik

Hamile olduğunuz günden başlayarak o içinizdeki küçücük varlığın hayatta kalması için vücudunuz mucizevî bir şekilde değişmeye başlar. Hamilelik hormonları büyük bir hızla vücudunuza salınırken bu yoğunluğa ve farklılığa bedeniniz alışık olmadığından, ilk üç aylık dönemde kendinizi iyi hissetmemenize sebep olabilir. Ancak bu hisleriniz varsa şunu bilmelisiniz ki vücudunuz bu hormonlara alışması ve bebeğinizin hayatta kalması için müthiş bir çaba içerisinde. 

Okumaya devam et Hamilelik, Dogum ve Ebeveynlige Hazırlık

Bunu Paylaş:
error0