Okul!

“Ne anlam ifade ediyor sizin  için bu sözcük?”

Belki bazılarımız için çocukluk hatıralarından fırlayan korkulu bir rüya,  bazılarımız için ise nefes alınan bir yer. Benim için dış dünyaya açılan bir kapı,  içinde kelimelerin, arkadaşların, oyunun olduğu evden, ev işlerinden uzakta geçirilen bir kaç saat anlamına geliyordu.

O zamanlar hatırladığım kadarıyla bütün kız arkadaşlarım okulu seviyordu.  Çünkü biz bol ev işinin, bol çocuğun ve bol sorumluluğun  olduğu bir köyde doğmuştuk. Okula gitmek demek evin boğucu havasından kaçmak demekti. Oyun oynamanın o kadar iş dururken “şımarıklık” sayılmadığı bir yerdi.  Köyler şimdiki gibi şehir havasından sıkılmışların gidip dinlendiği, doğal beslenme tutkunlarının akın ettiği yerler değildi. Küçücük evlerde  çoluk çocuğa yetişmeye çalışan, tarladaki işlerden, sağılacak ineklerden, kışın yakılacak soba için taşınacak odun kömürden,  su taşımaktan, bahçe bağa bakmaktan sıtkı sıyrılmış anneler,  yeni ayaklanmaya  başlayan  çocuklara hele de kız çocuklarına hemencecik sorumluluğu veriveriyordu. Yaş farketmeksizin büyük abla kendisinden küçüklere bakmak, büyük erkek çocuk ise tarlada bağda bahçede tüm işlere yardım etmek zorundaydı.  İşte benim için de okul sihirli bir zaman dilimiydi. Başka bir dünyaya girmek demekti. Okumaya devam et Okul!

Bunu Paylaş:
0

Normal Bebek Uykusu-1

  1. BÖLÜM

NORMAL BEBEK UYKUSU:

BESLENME YÖNTEMİ VE GELİŞİMİ

“Bebeğim her saat başı beslenmek için uyanıyor.”

Küçük çocuğu olan ailelerin en çok kaygı duyduğu sorunların başında bebeklerinin uyku problemleri yer alıyor. Herhangi bir yeni ebeveyne sorun, birçoğu uykusuzluktan yakınacaktır. Çoğu da yaşadıklarının “normal” olmadığından ve çocuklarının düzeltilmesi gereken bir probleme sahip olduğundan endişe eder. Böylece kitapları tarayarak, aile ve arkadaşlarına ve hatta doktorlarına danışarak çocuklarının problemli uyku alışkanlıklarını nasıl düzelteceklerini bulmaya çalışırlar. Üstüne üstlük bu konuda muazzam bir kaygı duyarlar.

Okumaya devam et Normal Bebek Uykusu-1

Bunu Paylaş:
0

Ensest ve Çocuk İstismarı

Çocuk hakları bu grubun öncelikli savunduğu değerlerdendir. Çocuk istismarını engellemek ve gerçekleştiğinde ise iyileşme için destek olmak önceliklerimizden birisidir. Bu konuda sık sık gönderi ve yazı paylaşıyoruz. Bundan sonra da ensest ve cinsel istismarın kökenleri ve engelleme yolları ile oluştuğunda yapılacaklarla ilgili çalışmalar yapacağız.

Biz ülkemizde halen yüzlerce evde cinsel istismara uğramaya devam eden çocuklar için ve bu çocukların gelecekte kronik psikolojik rahatsızlığı olan – ki bu rahatsızlıklar arasında pedofili de var- insanlara dönüşmemesi için çalışmak istiyoruz. Bugüne kadar da kadınların duygusal olarak güçlendirilmesi için çabaladık. Bir insana ‘çocukluk travmaların üzerinde çalışmak ebeveynliğine iyi gelecek’ dediğimizde bu travmaların arasında istismar olduğunun da farkındayız. Bu travmanın, kadının (çocuğu istismara uğradığında) çocuğunu koruyamamasına sebep olabileceğinin de, kendi istismar travması ve bağlanma problemlerinin çocuğuyla bağ kurmasına, onu duymasına engel olabileceğinin de farkındayız.

Okumaya devam et Ensest ve Çocuk İstismarı

Bunu Paylaş:
0

Naomi Aldort, Çocuğunuzla Birlikte Büyümek

İnsanlar, anne-baba olduktan sonra, daha önce deneyimlemedikleri yepyeni bir evrene adım atmış olmanın korku ile karışık mutluluğunu yaşarlar. Fakat bu yabancı evrende, neyi doğru, neyi yanlış yaptıklarından emin olmak ve daha ötesi çocukları için iyi birer ebeveyn olmak için kaynak arayışına girişirler. İşte, anne-baba olma hali ile ilgili yazılmış yüzlerce, hatta binlerce kaynak arasından, farklı bakış açısıyla öne çıkıyor “Çocuğunuzla Birlikte Büyümek”.

Okumaya devam et Naomi Aldort, Çocuğunuzla Birlikte Büyümek

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Doğum Hikayeleri -4 (Esra Kaya)

Merhaba ❤

Hamile olmak herkesin size gülümseyerek bakacağı , bir iş varsa ‘aman sen dur ben yaparım’ diyeceği, ‘hadi bunu da ye bebeğimize yarasın’ dediği  bir dönemmiş. Gerçekten şunu söylemeliyim çok güzel bir hamilelik süreci yaşadım. Müdahalesiz  doğumu çok istiyordum.

26. Haftada doğum ve doğum sonrası eğitimleri almaya başladım. Plates yapıyordum, temiz havada sürekli yürüyüş yapıyordum. Selim ağustos bebeği olunca çok güzel zamana denk gelmişti hamilelik. Kendimi zamanın akışına bırakmış, her yere  ışık saçan, pozitif bir gebeydim; eşimin deyimiyle güneş gibi parlıyordum.   Hiç ağır gebe olmadım, olamadım.  Yani sürekli aktiftim, 36. Haftada erken doğum riskiyle hastaneye yatışım oldu. Sürekli bebeğimle iletişim halindeydim.  Ayağa kalkmam yasaktı ama ben refakatçi istemedim. Yalnız atlatabilirdim bu durumu. 2 gün hastane de kaldım.  Bebeğim çok şükür iyi ve yerinde mutluydu.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri -4 (Esra Kaya)

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Dünyanın en güzel en mucizevi en olağanüstü ve tarifi mümkün olmayan eylemi…Doğum…

Size Asrın’ımın aramıza katılma serüveninden bahsetmek istiyorum.

O geceyi hatırlıyorum. Her zamankinden farklıydı birlikteliğimiz. Yaşadığım heyecanın bir tohum olarak rahmime düşeceğini bilmiyordum elbette.  İçimde bir şeyler olduğunu hissettiğimde karmakarışık duygular beni allak bullak etti. Derste baş dönmelerim, sürekli uyuma isteği ve halsizlik eşlik edince önce kendimi hazırladım. Birtakım alışkanlıklarıma bir süreliğine de olsa veda ettim. Durumu eşimle paylaşınca işin ciddiyetini fark edip daha da panik oldum. Şimdi ne olacaktı! Ne yapmalıydım! Birden kendimi hiç hazır hissetmediğimi farkettim; işin içinden çıkamayacağımdan korktum. Henüz korkularımla yüzleşecek noktada değilken kendimi sürecin akışına bıraktım.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Çocukluğumdan beri kendi travmatik doğum hikâyemi dinler dururum: Annemin suyunun nasıl geldiğini, anne karnında (ve annemde hiç sancı yokken) su olmadan nasıl iki üç gün yaşayıp sonunda zar zor doğduğumu. Haliyle doğumu hep sancılı, ağrılı, berbat bir süreç olarak algılamıştım. Zaten travmatik bir doğum söz konusu olmasa bile siz de çevrenizden bunları duymadınız mı?

Planlı bir hamilelikti benimkisi ve daha hamileliğimden bile önce konusu geçtiğinde “ben normal doğum yapacağım,” derdim. Bu bilince 5 yıl önce yoga ve nefesle tanışmam vesile oldu diye düşünüyorum, çünkü yoga sayesinde bedenimi – yapabilecekleri ve sınırlarıyla – tekrar tanıdım. Ailede çocukluğumdan beri nazlı, canı tatlı biri olarak bilindiğimden ağzımdan ne zaman “normal doğum” lafı çıksa ailem bile bana dudak büktü baştan. Olsun, doğum kanıtlamak için yapılacak bir eylem değildi zaten.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Bunu Paylaş:
0

Şiddetsiz İletişim Nedir?

Şiddetsiz İletişim,

  • kendi değerlerimizden ödün vermeden karşımızdakini empati ile anlamaya,

  • karşımızdakini suçlamadan gerçek duygu ve ihtiyaçlarımızı açık yürekli bir dürüstlükle ifade etmeye odaklamaya yardım ederek,

  • ilişkilerimizin niteliğini temelinden düzeltmemize katkıda bulunur.

Şiddetsiz İletişim, bunu, dört unsurun yardımıyla gerçekleştirir:

  • Yargılarımızdan bağımsız GÖZLEM yapmak;

  • Doğrudan yüreğimizdeki DUYGUları fark etmek;

  • Değer ve özlemlerimizi ifade ederek İHTİYAÇlarımızı dile getirmek;

  • Net ve olumlu eylem dilinde ifade ettiğimiz RİCAlarda bulunmak.

 

Okumaya devam et Şiddetsiz İletişim Nedir?

Bunu Paylaş:
0

Pozitif Disiplin

Bugünkü adıyla pozitif disiplin kavramıyla 70li yıllarda Belçika’da pedagoji okurken karşılaştım. O dönemde, Belçika’da eğitimde reform kapsamında, 6. sınıftan başlayarak okullardaki eğitim felsefesi öğrenci odaklı bir felsefeyle yer değiştirmekteydi. Bizlere de pedagoji eğitimimiz sırasında bu anlayışın uygulaması ve teorik temelleri okutuluyordu. Okutulmakla kalmıyor, deneme okullarında uygulamayı izlemeye de gidiyorduk. Hatırlarım, ilk deneyimimde Ankara’dan gelmiş, yeni lise mezunu bir öğrenci olarak hayatımın şokunu yaşamıştım.

Okumaya devam et Pozitif Disiplin

Bunu Paylaş:
0

Istikrarli ve Devamlilik Arz Eden Ilgi

İnsanlık tarihi boyunca bebekler  annelerinden ayrı düştüklerinde ölüm tehdidi ile karşı karşıya kalmışlar ve bir şekilde bu hayat kurtaran bilgi nesiller boyunca aktarılarak bugüne gelmiştir. Bebekler bugün de aynı  geçmişte olduğu gibi , iletişim çabalarına ve ihtiyaçlarına  sevgiyle ve  tutarlı şekilde cevap veren, güvenilir  bir yetişkinin varlığına muhtaç olarak doğmaya devam ediyor gibi görünüyor.

Okumaya devam et Istikrarli ve Devamlilik Arz Eden Ilgi

Bunu Paylaş:
0