Anne Vitrini


Evin bebesi 8-9 aylık civarında; evin ablası da 3 yaşını yeni doldurmuş o aralar. Sitenin bahçesine iniyoruz. Küçük kızımı (henüz itiraz etmeyi bilmediği için) gönlüme göre cicili bicili giydiriyorum. Büyük kızım ise tarak sevmediği için arkasında top olmuş saçları ile ne giyeceğine elbette kendi karar veriyor; eşofman, üzerine etek, kısa kollu tişört, mont giymemiş ama hava çok soğuk olduğu için kardeşinin el örgüsü yeleklerinden birini giymeye ikna olmuş, ayağında çoraplar ve soğuk havaya rağmen ayağına biraz küçük gelen-eskimiş terlikler… Okumaya devam et Anne Vitrini

Bunu Paylaş:
error0

Uysallığa ve Özsavunma Hakkına Ruhsal ve Eğitsel Bir Bakış

Uysallık ve Özsavunma Üzerine

 

Çocuk, başlangıçta ebeveynlerinin zihninde oluşan bir tasarımdır. Hakkında düşünülen; cinsiyeti, fiziksel özellikleri, mizacı hakkında tahmin, temenni ve atıflarda bulunulan bir tasarım… Ebeveynin eksik ya da yarım bıraktığını tamamlayacak, ulaşamadıklarını elde edecek, adeta bir benlik idealidir. Bu yönüyle ebeveyn için önemli bir ruhsal yatırımdır. Ona kendi yaşamında deneyimleyemediği doyumu sunabilecek bir yatırım…

Okumaya devam et Uysallığa ve Özsavunma Hakkına Ruhsal ve Eğitsel Bir Bakış

Bunu Paylaş:
error0

İhtiyaç Kalmayınca Sütten Kesilme veya Natural Weaning

3 Yaş Altında

Gittikçe daha çok sayıda anne  ; emzirmenin hem anne hem de çocuk  için faydalarının çocuk büyüdüğü zaman da  devam ettiğini öğrenip,  sütten kesilme kendiliğinden gerçekleşene kadar emzirmeye devam etmeyi seçiyor.  Gittikçe daha çok sayıda çocuk,  başkasının kararlaştırdığı zaman  değil de  ihtiyacı sonlandığı zaman  sütten kesilecek  kadar şanslı olacağı ailelere doğuyor.

Az  sayıda çocuk iki yaşından önce kendi kendine sütten kesilmektedir. Bununla beraber bu çocukların aileleri,  bebekliğin bu evresini erkenden geride bırakan mevzubahis çocukların bebeklik ihtiyaçlarının aslında devam ettiğini,  ama  başka şekilde karşılanmasına ihtiyaç duyduklarını da fark ederler.

Okumaya devam et İhtiyaç Kalmayınca Sütten Kesilme veya Natural Weaning

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Dünyanın en güzel en mucizevi en olağanüstü ve tarifi mümkün olmayan eylemi…Doğum…

Size Asrın’ımın aramıza katılma serüveninden bahsetmek istiyorum.

O geceyi hatırlıyorum. Her zamankinden farklıydı birlikteliğimiz. Yaşadığım heyecanın bir tohum olarak rahmime düşeceğini bilmiyordum elbette.  İçimde bir şeyler olduğunu hissettiğimde karmakarışık duygular beni allak bullak etti. Derste baş dönmelerim, sürekli uyuma isteği ve halsizlik eşlik edince önce kendimi hazırladım. Birtakım alışkanlıklarıma bir süreliğine de olsa veda ettim. Durumu eşimle paylaşınca işin ciddiyetini fark edip daha da panik oldum. Şimdi ne olacaktı! Ne yapmalıydım! Birden kendimi hiç hazır hissetmediğimi farkettim; işin içinden çıkamayacağımdan korktum. Henüz korkularımla yüzleşecek noktada değilken kendimi sürecin akışına bıraktım.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-3 ( Yasemin Reyhanioğlu)

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Çocukluğumdan beri kendi travmatik doğum hikâyemi dinler dururum: Annemin suyunun nasıl geldiğini, anne karnında (ve annemde hiç sancı yokken) su olmadan nasıl iki üç gün yaşayıp sonunda zar zor doğduğumu. Haliyle doğumu hep sancılı, ağrılı, berbat bir süreç olarak algılamıştım. Zaten travmatik bir doğum söz konusu olmasa bile siz de çevrenizden bunları duymadınız mı?

Planlı bir hamilelikti benimkisi ve daha hamileliğimden bile önce konusu geçtiğinde “ben normal doğum yapacağım,” derdim. Bu bilince 5 yıl önce yoga ve nefesle tanışmam vesile oldu diye düşünüyorum, çünkü yoga sayesinde bedenimi – yapabilecekleri ve sınırlarıyla – tekrar tanıdım. Ailede çocukluğumdan beri nazlı, canı tatlı biri olarak bilindiğimden ağzımdan ne zaman “normal doğum” lafı çıksa ailem bile bana dudak büktü baştan. Olsun, doğum kanıtlamak için yapılacak bir eylem değildi zaten.

Okumaya devam et Pozitif Doğum Hikayeleri-2 (Simge Konu Ünsal)

Bunu Paylaş:
error0

Pozitif Disiplin

Bugünkü adıyla pozitif disiplin kavramıyla 70li yıllarda Belçika’da pedagoji okurken karşılaştım. O dönemde, Belçika’da eğitimde reform kapsamında, 6. sınıftan başlayarak okullardaki eğitim felsefesi öğrenci odaklı bir felsefeyle yer değiştirmekteydi. Bizlere de pedagoji eğitimimiz sırasında bu anlayışın uygulaması ve teorik temelleri okutuluyordu. Okutulmakla kalmıyor, deneme okullarında uygulamayı izlemeye de gidiyorduk. Hatırlarım, ilk deneyimimde Ankara’dan gelmiş, yeni lise mezunu bir öğrenci olarak hayatımın şokunu yaşamıştım.

Okumaya devam et Pozitif Disiplin

Bunu Paylaş:
error0

Istikrarli ve Devamlilik Arz Eden Ilgi

İnsanlık tarihi boyunca bebekler  annelerinden ayrı düştüklerinde ölüm tehdidi ile karşı karşıya kalmışlar ve bir şekilde bu hayat kurtaran bilgi nesiller boyunca aktarılarak bugüne gelmiştir. Bebekler bugün de aynı  geçmişte olduğu gibi , iletişim çabalarına ve ihtiyaçlarına  sevgiyle ve  tutarlı şekilde cevap veren, güvenilir  bir yetişkinin varlığına muhtaç olarak doğmaya devam ediyor gibi görünüyor.

Okumaya devam et Istikrarli ve Devamlilik Arz Eden Ilgi

Bunu Paylaş:
error0

Gece Boyunca Ebeveynlik

 

Doğal ebeveynlik denilince aklıma gelen ilk şeyleri sıralayacak olursam; bebeğe yakın olmak, onun her türlü ihtiyacına gecikmeden cevap vermek ve bebeğimizle kurduğumuz bağlantıyı mümkün mertebe her zaman diliminde devam ettirmek diyebilirim.

Gün içinde sık sık tensel yakınlık göstermek, bebeği istediği zaman emzirmek, her ağladığında dikkat kesilmek gibi bağlanma unsurları doğal ebeveynliğin temel taşları olup, bu ihtiyaçların çoğu gündüz bir şekilde karşılanmaktadır. Peki ya gece olduğunda ne yapmalı ? Nasıl davranmalı ? Bir bebeğin güvenli bağlanması gece olduğunda da devam eder mi ? Bu soruların cevaplarını en iyi bebeğimizi gözlemleyerek, ondan aldığımız sinyalleri doğru bir şekilde değerlendirerek verebiliriz.

Okumaya devam et Gece Boyunca Ebeveynlik

Bunu Paylaş:
error0