Eşler Arasında Boşanma Sürecinin Yönetilmesi

Boşanma sayısı arttıkça toplumumuzda yeni bir aile tipiyle daha sık karşılaşmaya başladık: tek ebeveynli aile.

Bu artış karşısında pek çok insan aile kurumunun yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu öne sürse de araştırmalar boşananların anlamlı bir çoğunluğunun yeniden evlendiklerini ya da yeniden evlenme arayışına girdiklerini göstermektedir. Bunun sonucunda ‘yeniden oluşturulmuş’ aile adı altında yeni bir aile tipi daha türemiştir.

Boşanma konusunu hafife almak, ‘canım yürümezse boşanılır, ne olacak’ demek, boşanmalara dışarıdan yorum yapıp değerlendirmek kolaydır, ancak bilimsel olarak da kabul gören gerçek
şudur:

Boşanma aynı ölüm gibi, evlilik gibi, doğum gibi, doğal afet gibi, konuyla ilgisi olan herkes üzerinde ciddi etkiler yaratan bir yaşam olayıdır.

Okumaya devam et Eşler Arasında Boşanma Sürecinin Yönetilmesi

Bunu Paylaş:
0

Minik Kız

“Anne babasını hiç üzmeyen, uysal ve mükemmel minik kızlar ve oğlanlara ithafen…”

Minik bir kız çocuğu varmış. Annesini mutlu etmek için herşeyi yaparmış. Annesinin ondan ne beklediğini bilir ona göre hareket edermiş. Hatta bu konuda o kadar çok iyiymiş ki annesinin sözcükleri kullanmasına hiç gerek yokmuş. Bakışlarla anlaşabiliyorlarmış. Küçük kız annesinin ne istediğini gözlerinden anlıyor ve anında yerine getiriyormuş. Konuştuğunda eğer söyledikleri annesinin hoşuna gitmiyorsa annesi ona bakar bakmaz bunu anlıyor ve anında susuyormuş.

Okumaya devam et Minik Kız

Bunu Paylaş:
0

Nasıl Empatik Ebeveyn Oldum?

Bu yazı, nasıl empatik ebeveyn oldum?  Sorusuna verilen bir cevap olarak kayıtlara geçsin…

Bu arada ben ebeveynlik sürecimi bir yolculuk olarak görüyorum, dışardan bakanlar empatik olduğum geri bildirimini veriyor, oysa ben de hepiniz gibi her gün hem kızımla ilgili ama en çok da kendimle ilgili yeni şeyler öğreniyorum. Bu arada kızım yaklaşık iki yaşında.

Okumaya devam et Nasıl Empatik Ebeveyn Oldum?

Bunu Paylaş:
0

Kisisel ve Aile Hayatinda Denge Kurmak

“Ne olduğumuz çocuğumuza ne söylediğimizden çok daha fazlasını öğretir; öyleyse biz, çocuklarımızın olmasını istediğimiz kişi olmalıyız.”

Joseph Chilton Pearce

 

Anne kediyi 5 yavrusunu doğurduğu zaman hayranlıkla izledim. İlk günler onun için yaptığımız lohusa yatağından neredeyse hiç çıkmadı. Anlık yemek ve tuvalet molaları, sonra tam zamanlı annelik. Sakin ama tetikte, özenli, şefkatli ve yorgun gördüm onu. Çok sürmedi; yavruların gözleri ve kulakları açıldığında o da kendi özel hayatına yer açmaya başladı. Biraz daha uzun gezmeler, emzirme sonrası bir köşede kendine bakım molaları… Dört haftayı tamamlayan yavrular bahçede küçük keşiflere çıkarken anne de göz ucuyla onlara bakıyordu; belki de artık onlardan ziyade geniş ufka bakıyordu…

Bir kedinin dış yönlendirmelerden, -meli/-malı’lardan uzak, iç sesine yakın, doğal yaşamına özeniyorum. İçimizdeki sesi duymak için, içimiz can kulağıyla dinlenmek istiyor.

Okumaya devam et Kisisel ve Aile Hayatinda Denge Kurmak

Bunu Paylaş:
0