Tensel Yakinlik

Attachment Parenting ve Babywearing: Kucak kucağa bağlantı kurun

Babywearing nedir ve Attachment Parenting ile nasıl bağlantılıdır?

Orijinal ismiyle ‘babywearing’ ya da Türkçe karşılığı ile ‘bebeği giymek”, çeşitli araçlarla bebeğin kucakta ya da sırtta taşınmasını ifade eder. Babywearing, çok eski zamanlardan beri ve farklı kültürlerde benimsenmiş bir yöntemdir. Kültürel olgulara ve bulunulan coğrafi koşullara göre üretilen ve  kullanılan farklı  taşıma gereçleri ile bebekler günlük aktivitelerin parçası haline gelebilmişlerdir.

Bebeklerin vücut yapılarını incelediğimizde de vücutta taşınmaya uygun doğduklarını gösteren birçok bilgi bize ışık tutmaktadır. İsveçli biyolog Portmann ‘ın da dediği gibi; embriyonun gelişimi doğumla tamamlanmamıştır. Bebeğin gelişiminin bütünüyle tamamlanması için 21 ay hamilelik gerekmektedir. Bu nedenle fizyolojik gelişimini tamamlamadan doğan bebeklerin gelişimi, doğumdan sonraki aylarda tamamlanır.  Bu tamamlanma aşamasında ebeveynlerin bebeği kucakta taşımalarının anneye ve bebeğe birçok faydası vardır.

Avcı ve toplayıcı topluluklarda , çocuk  yalnız bırakılmaz , hatta bazı kültürlerde çocuk için hayati tehlike arz edebileceğinden, bebekler annelerinin kucağından hiç yere indirilmez. Bebeklerin hayatta kalması, durum değişiminin hissedilip ebeveynin uygun tepki vermesine bağlıdır. O nedenle kucaktan indirilen bebekler içgüdüsel olarak hemen ağlamaya başlayabilirler.

Toplumsal ve teknolijik gelişmeler ile,  ancak yerleşik hayata geçildikten sonra çocuklar ‘yalnız’ bırakılabilir oldular. İnsanlık tarihine kıyasla bu çok kısa bir süredir mümkün. Ve değişen çevresel koşullar olsa da bebeklerin içgüdüsel davranışları  değişmemiştir.

Bebeği ‘kucaklamanın’ tarihçesi

Avrupa’da 19. yüzyıla kadar çocukları kucakta taşımak sıklıkla tercih edilirken, çocuk arabasının  19. yüzyılda İngiltere Birleşik Krallığı’nda Kraliçe Viktoria tarafından icat edilmesi ile bebekleri bebek arabalarında taşımak  statü sembolü haline gelir.

1934’ten itibaren çocukları “şımartmadan” yetiştirme dogması ortaya çıkar ve  bebeğin şımartılmaması mümkün olduğunca küçük yaşta eğitilmesi, bebeğin  tek başına yatması ve plana göre emzirilmesi gibi ebeveynlere dayatılan dogmalar güçlenir.

1940’lı yıllarda  yenidoğan bebeklerin fizyolojik olarak erken doğduklarını; gelişimlerini yetişkinin vücudunda gerçekleştirdikleri ve tüm hayati fonksiyonlarını ve dürtülerini  ebeveynlerle temas halindeyken geliştirdiklerini ortaya çıkaran çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.

1968 kuşağı ile birlikte yavaş yavaş bebeklerin duygusal ihtiyaçlarını dikkate alma yönüne  doğru adımlar atılır.

1970 yılından itibaren Prof. Hassensstein‘ın bebek gelişimi adına yaptığı çalışmalar ile “Aktif Kucak Bebeği” kavramı ebeveynlik hayatımızda yer almaya başlamıştır.

1980’lerin sonuna doğru yeni doğan bebekler, “aktif kucak bebeği” olarak sınıflandırılır  ve bebek giymenin yaygınlaşmaya başlaması ile bu anlayış günümüze kadar devam eder.

Günümüzde de git gide daha da yaygınlaşan Attachment Parenting yaklaşımı, bebeği giymeyi destekler. “Güvenli bağlılık, aile içi şefkatli iletişim ile toplumsal şiddetsizliği hedefleyen Attachment Parenting/doğal ebeveynlik uygulamalarında da dokunuş ve temas çok büyük önem taşır.” (Aslıhan Onaran, 2017) Doğal ebeveynlik  yaklaşımı bebeklerin her nerede olursa olsun, çoğunlukla ebeveynlerin kollarında taşınması gerekliliğine dikkat çekmektedir. Bebeği giymek dokunuş, denge ve emzirme prensiplerini destekleyerek Attachment Parenting‘in 8 yol gösterici prensibinden en az üçünü aynı anda karşılayabilme imkanı sunar.

Bebeği şımartmak mümkün mü?

Doğal ebeveynlik / Attachment Parenting ebeveynlik yaklaşımı tartışılırken en çok gündeme gelen sorulardan biri de genellikle, “bu kadar ilgi-kucak bebeği şımartmaz mı?” olmaktadır.

Şımartmak; birisinin, kendi yapabileceği bir işini ondan almak, üstlenmektir. Yeni doğan bir bebeğin hangi işi ondan alınabilir? Yemeğini kendi kendine yiyemez, altını değiştiremez, yerinden kalkamaz… Bu durumda kucaklanan, taşınan bebeklerin şımartılacağı yönündeki bakış açıları doğru değildir.

“Babywearing”, yani bebeği giymek, ebeveynlerle çocuklar arasında içtenlikli bir ilişkiyi desteklemekle kalmaz, aynı zamanda bebeklerin vücutsal, entelektüel ve sosyal gelişiminin en önemli faktörlerinden biri olarak görülür. Bebekler için ilginin değil, günlük aktivitelerinizin merkezinde olmak, bebeğinizin beyinsel gelişimini ve zihinsel kabiliyetlerini geliştirir. Bebeğinizin anne karnında yaşadığı güven ve korunma hissini sürdürür.

Bebekleri bu yöntemle taşımak birçok kültürde yaygın ve doğal sayılmaktadır. Birçok ülkede farklı materyaller kullanılarak ebeveynlerin bebeklerini uzun yıllar taşıdıklarını görürüz. Bebeğinin ihtiyaçlarını gözetebilen ebeveyn, sinyallerini daha rahat okuyabilir. Bebeklerin doğumları ile birlikte getirdikleri içgüdüsel bir ihtiyaç kucakta olmaktır, bu nedenle kucakta olmak şımartmaz. Sevgi şımartmaz…

Bebeği giymenin annelere faydaları

  • Memnun bebekler – memnun ebeveynler: Bebeğin verdiği sinyalleri doğru yorumlamayı öğrenmek ebeveyne bebekle olan ilişkisinde güven duygusu kazandırır. Bebekle olan yakın vücut teması, ebeveyne bebeğin küçük mimiklerini ve surat ifadelerini anında yakalama olanağı tanır. Ne zaman ki bebeğin ağlamasına gerek kalmaksızın onun aç, sıkılmış veya ıslak olduğunu anlıyorsanız, o zaman bebeğin de size karşı olan güven duygusu artar. Bu güven size kendi annelik duygunuza güven olarak geri döner. Bu karşılıklı pozitif iletişim anne ile çocuk arasındaki bağlantıyı derinleştirir. Bu pozitifliği hissetmek özellikle lohusa depresyonu yaşayan anneler için çok önemlidir.(*, **) 
  • Bebeği Giymek bağlantı yaratır: Taşıma yardımları çocukla olan ilişkiyi geliştirmek için muhteşem birer araçtır. Babalar, dedeler, nineler, üvey anne ve üvey babalar, çocuk bakıcıları için idealdir. Çocuğunu taşıyan genç bir babayı düşünün; bebek yavaş yavaş onun sesine alışır, kalp atışını, hareketlerini hisseder, surat ifadesini gözlemler ve bu yolla ona güçlü ve kalıcı bir şekilde bağlanır. Taşıma yardımları bebeklerle ilişkide her yetişkin için çok pratiktir.
  • Konfor ve rahatlık: Taşıma yardımı kullanırken aynı zamanda daha büyük çocuklarınıza da göz kulak olabilir, ev işlerini korkan ve huzursuzlanan bir çocuğun ağlamasıyla yüzünden kesintiye uğramaksızın halledebilirsiniz – bunun bir diğer olumlu yan etkisi, daha büyük çocuklarınızdaki rekabet ve kıskanma duygusunu azaltmasıdır!
  • İlginin değil, aktivitenin merkezi: Çocuk kucakta taşındığında ilginin değil, aktivitenin merkezinde olur. Ebeveynlerin vücuduna yakındır ama her zaman ilgiye boğulmaz. Bu çocukta dış dünyaya karşı bir farkındalık yaratır, ebeveynler kendi işlerine güçlerine bakarken, çocuk sadece ihtiyaç duyduğu anlarda işaret verir ama ebeveynler bunu derhal fark ettikleri için, çocuk ağlamaksızın beklemeyi erken öğrenir.
  • Hareketlisinizdir ve bebeğinizi her yere götürebilirsiniz: İster bir dağa tırmanma turu, ister büyük şehir karmaşası, ister gezme, toplu taşıma, çarşı, pazar… Bir taşıma yardımıyla önünüzde engel yoktur!

Bebeği giymenin bebeğe faydaları

  • Mutlu bebekler: Evet, doğru! Taşınan bebekler daha az ağlar, daha az çığlık atar!  “Journal of Pedriatrics” yayınında Amerikalı araştırmacıların bulumlarına göre, günde üç saat taşınan çocuklar toplamda yüzde 43 daha az ağlayıp, huzursuzlanıyor. Gece saatlerinde bu değer yüzde 54’e kadar çıkıyor. (***) 
  • Kucak bebekleri ve erken doğmuş bebeklere olumlu etkiler: Erken doğmuş bebekler ve “High-Need Babies“ olarak adlandırılan veya kucak bebeği de denilen aşırı ilgiye muhtaç bebekler dünyaya sıklıkla zayıf bir sinir sistemiyle gelirler. Anne vücuduyla temas halinde taşınan bebekler annenin nefes alıp verme ritmleri, kalp atışı ve hareketleriyle uyumlu hale gelirler. Bu simulasyon bebeğin vücutsal reflekslerinin kontrolüne yardımcı olur ve ekstradan bir güven hissi sağlar. Hatta araştırmalara göre, erken doğmuş bebekler arasında sıklıkla taşınan ve dokunulan bebekler daha hızlı kilo alıp daha sağlıklı oluyorlar. (****)
  • Bebeğin tüm hareket organları ve metabolizması kucaklanmadan faydalanır: Bebek giyildiğinde pasif kalmaz, kasları ve vücudu durmadan dışarıdan sinyaller alır ve çocuk bunlara karşılık verir. Kasların devreye girmesi kan dolaşımını iyileştirir ve sonuçta kemiklerin, eklemlerin ve kasların gelişimi daha sağlıklı olur.

 

  • Kalp atışı ve nefes düzenlenir: Yaşamsal öneme sahip nefes, sindirim ve dolaşım gibi fonksiyonlar giyilen bebekte  canlanır ve taşıyıcı ebeveynlerin ritmi çocuklara bulaşır.

 

  • Taşıma beyindeki iletişim ağının optimal bir şekilde gelişmesine yardımcı olur: Giyilen çocuk, beşikte bekletilen veya arabada gezdirilen çocuklara göre çok daha fazla görsel, dokunsal, hareket ve denge duyusunu geliştirici uyarılar alır. Her iki beyin lobu da taşıma aracılığıyla optimal bir şekilde uyarıldığı için, beyin içerisindeki iletişimim ağının gelişimi ve sinaps oluşumu canlanır.
  • Güven duygusunun pekişmesi ve kişilik gelişiminin desteklenmesi: Yakınlık ve korunma, sağlıklı bir gelişim için elzemdir. Taşıma esnasındaki yakın vücut teması bebekteki temel yakınlık ve korunma ihtiyacını tatmin eder ve bu da çocuğun gelecekte karşılaşacağı durumlara karşı kendine güvenli olmasını sağlar. Taşıma bu açıdan kişilik gelişimine de etkide bulunur.
  • Dil gelişiminin desteklenmesi: Ebeveynler, taşıdıkları çocuklara yakınlıkları sebebiyle otomatikman daha çok konuşur ve onları daha çok okşar. Taşınmış çocuklar bu yüzden dil öğrenme sürecinde daha avantajlıdırlar. Sürekli konuşan ebeveyni duymak taşınan bebekler için dili tanıdık ve alışıldık bir şey haline getirir.
  • Üç aylık bebeklerin sindirim sistemi güçlüklerini azaltır: Üç aylık bebeklerdeki gaz sancıları, taşıma esnasındaki vücut ısısı ve doğal masaj aracılığıyla azalır.
  • Sağlıklı kalça gelişimi: Bacakların açılmış, öne doğru duran pozisyonu ( ‘ÇAP’ pozisyonu), iyi bir taşıma beziyle dikkatlice yapıldığı müddetçe kalça gelişiminin sağlıklı olmasını sağlar.

Bebeğini giymek isteyen anneler nelere dikkat etmeli?

Doğru ve sağlıklı bir taşıma aracı kullandığınızdan emin olmalısınız! Aynı zamanda taşıma aracınızı (sling, ergonomik kanguru vs.) edindikten sonra, bebeğinizi giyerek taşımanın püf noktalarını öğrenmek için bir babywearing danışmanından yardım alabilir, eğitimli danışmanların düzenlediği atölyelere ve eğitimlere katılabilirsiniz.

Piyasada ergonomik olduğunu dile getiren birçok ürün var. Ben genellikle, bebek giyme danışmanı olarak, ürün önermekten çok ebeveynlere bebek giyerken dikkat etmeleri gereken ergonomi kriterlerinden bahsediyorum:

-Taşıma gereci, dokuma kumaşından yapılmış olmalı. Bebeğin vücudu omurilik gelişimi ile paralel olarak optimal şekilde desteklenmeli,taşıyıcı kolaylıkla bebeğin şeklini alabilmeli.

-Taşıma gereci, bebekle birlikte büyüyebilmeli. Yeni doğan bebeklerde ve bebeğin doğal gelişimine uyumlu şekilde  kullanılabilecek bir taşıyıcının, bacak arası bölümünün bebekle birlikte büyüyebilmesi gerekir. (Yeni doğan bebek ile 1,5 yaşındaki bebeğin bacak aralığı aynı değildir. Bu durumda yeni doğandan 2 yaşına kadar kullanım imkânı sunan bir taşıyıcı, bebeğin gelişimini optimal şekilde destekleyebilmek için bebekle birlikte büyüyebilmelidir.)

-Bebek taşıma gerecindeyken doğru pozisyonu alabilmeli. Bir bebeği incelediğinizde, bacaklarını hafifçe açarak durduğunu görebilirsiniz. Kalça kemikleri hafif öne doğru çıkar ve bacaklar aşağı yukarı  90 derecelik bir açıyla açılır (bu açı, yeni doğmuş bebeklerde daha bile azdır) ve aşağı yukarı 100 derecelik bir açıyla öne doğru gider. Bu aynı zamanda bebeğin anne karnındaki duruşudur, çocuk aşağı yukarı bir yaşına geldiğinde, bel kemiğinin uzamasıyla beraber bu duruş değişecektir. Ergonomik bir sling, Mei Tai veya iyi bir ergonomik kanguruyla bebek her zaman kendisi için en iyi duruşu alabilecektir.  Sırtı yuvarlanırken, gerekli sıkılıkta desteklenebilmelidir.

Bebekleriyle güvenle bağlanan bir nesil için, içgüdüsel ve özgür bir ebeveynlik için bebeğinizi giyin! Bebek kucakta şımarır, bir daha aşağıya inmez, orada nefes alamaz, sıkışır gibi doğru zannedilen yanlışlara kulak asmadan bebeğinizle geçireceğiniz kaliteli ve sevgi dolu zamanların tadını çıkartın!  Sevgi Şımartmaz…

Ceren Bebek

Kaynaklar:

  • Dr. Aslıhan Onaran http://joimove.com/bebeklerledans/
    • *Pelaez-Nogueras M, Field TM, Hossain Z, Pickens J. (1996). Depressed mothers’ touching increases infants’ positive affect and attention in still-face interactions. Child Development, 67, 1780-92.
      **Tessier R, M Cristo, S Velez, M Giron, JG Ruiz-Palaez, Y Charpak and N Charpak. (1998) Kangaroo mother care and the bonding hypothesis. Pediatrics 102:e17.
    • ***Hunziker UA, Garr RG. (1986) Increased carrying reduces infant crying: A randomized controlled trial. Pediatrics 77:641-648

 

  • **** “Current knowledge about skin-to-skin (kangaroo) care for pre-term infants”. J Perinatol. 1991 Sep;11(3):216-26.


Ceren Bebek

1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde, 2010 yılında Viyana Üniversitesi’nde sosyoloji bölümlerinden mezun oldu. 2011 yılında akademik sosyal çalışmacı sertifikasını aldı; ardından 2012 yılında Viyana ARGE Eğitim Enstitüsünde proje yöneticiliğinde MBA yaptı.  

Yurtiçi ve yurtdışında sosyal hizmetlerde farklı sosyal sorumluluk projelerinde görev aldı. Anne olacağını öğrenmesiyle kariyeri farklı bir alana evrildi.2012 yılında Birthlight hamile yogası eğitimini aldı. Ardından  CLAUWİ babywearing school (bebek giyme) danışmanı oldu ve Miss Bebek’i kurmasıyla girişimcilik serüveni başladı. ilk oğlunu üçüncü aydan, ikinci oğlunu doğduğu andan itibaren giyen Ceren Bebek  Türkiyenin İlk Bebek Giyme Okulu ClauWi  Babywearing school koordinatörü olarak ebeveynlere verilen eğitimler yanında eğitici eğitimleri ile ülkemizdeki Bebek Giyme farkındalıgını doğru bilgiyle yaygınlaştırma yolunda çalışmaktadır.

“İki çocuk annesi ve kadın olarak şimdiye kadar edindiğim bilgi ve tecrübeler, ebeveynlik konusunda Türkiye’de ve yurtdışında aldığım eğitimler, babywearing eğitmenliğim, sosyoloji perspektiflerim, sosyal çalışmacı yönümle bebeğini giyen ebeveynlere; hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmeleri, Babywearing (bebeği giymek) ve ten tene temas desteği ile huzurla yetişen özgüvenli bireyler. Güvenli bağlanmış mutlu aileler olabilmeleri adına katkıda bulunmayı hedefliyorum…”

Doğru bilginin paylaşıldığı web sitemizi ziyaret edebilirsiniz:

www.babywearingturkiye.com / babywearingtr instagram

Clauwi Eğitimlerinin duyuru adresi: www.clauwitr.com

Facebook da sorularınızı sorabileceğiniz, fotograflar paylaşarak destek alabileceğiniz :

Bebeğimi Giyiyorum grubuna katılabilirsiniz.

info@missbebek.com adresine sormak istediğiniz sorular ile ilgili email gönderebilirsiniz.  

Gorsel: www.blossomingmama.com

Bunu Paylaş:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir