Anda Kalmak

“Işte bu da yeni moda olmuş, her yerde anda kal, anda kal, kalamıyorum ben n’olacak?!”

“Hele bir de çocukla anda kalmak ne mümkün, yedirmesi, içirmesi, okulu, evin işi, bir yandan çalışmak, şimdi bir de pandemi başladı, nereye anda kalıyoruz?!”

Bence haksız da sayılmaz bu serzenişler 🙈Uzunca bir süre meditasyon ve mindfulness pratiklerine direnmiş, halen içsellestirememiş biri olarak; kendi tecrübemi aktarmak istiyorum.

Bence her zaman, her durumda anda kalmak pek mümkün ve gerçekçi değil; gerekli de değil. Her koşulda anda kalmayı öneren bir öğreti de yok aslına bakarsanız.Anda kalmak, yoga matına oturup tüm zihninizi boşaltmak için uğraşmak, nefes egzersizleri yapmaktan ibaret de değil.

Benim için “anda kalmak” süreklilik gerektiren bir çaba, gerçek bir “olma” hali.

Dahası, öncesinde ve esnasında, epey zaman, hem geçmişte, hem gelecekte takılıp kalmak da bu işin bir parçası. Geçmişte kalmak; çünkü, duygularımızı, ihtiyaçlarımızı, değerlerimizi ve kök inançlarımızı, kaynakları çok derinlerde, geçmişimizde yatıyor.

Hayatımızı yeniden anlamlandırmak için geçmişe dönüp deşmek gerekiyor.

Gelecekte kalmak; çünkü geleceğe dair kaygı ve korkularımızı keşfetmek, farkına varıp konfor alanımızın dışına çıkıp sınırlarımızı yeniden belirlemek için geleceğe dönüp bakmak gerekiyor.

Kendi içsel yolculuğumuz, bu ikisi arasında gidip geldikçe şekilleniyor ve ancak ondan sonra gündelik hayatın içinde anda kalma pratikleri yapmak için kendimize yer açabiliyoruz.

Çocuklar bu konuda da en iyi rehber; onların geçmiş ve gelecekle ilgili kaygısız halleri bize yol gösterebilir. Ve bu yolculuğun ne kadar uzun olduğunu, yaptım, oldu dediğimiz yerde yeniden başlamayı, olmadı, olmuyor dediğimiz yerde tekrar denemeyi bize hatırlatanlar da yine onlar.

Ebeveynlikte anda kalabilmek; kendi geçmiş acılarımız ve gelecek korkularımızı çocuklarımıza yansıtmamak adına çok önemli.

Yıllardır, hatta nesillerdir öğrendiğimiz kalıpları bir gecede, bir ayda değiştirmek mümkün değil; ancak bir yerden başlamak, yeniden öğrenmek mümkün.

O yüzden, ön yargılarımızı, bahanelerimizi bir kenara bırakıp, bu yola çıkmak, ilk adımı atmak kendimiz ve çocuğumuz için çok kıymetli.

Siz araç olarak meditasyon yerine dua/ibadet etmeyi ya da yogayı, inzivaya çekilmeyi, dost sohbetlerini, kitap okumayı, eğitimlere katılmayı vs seçebilirsiniz.

Bu sizin yolculuğunuz.

Geçmiş yada gelecekte sıkışıp kalmak yerine, oralarda işinizi bitirip yeni yollar keşfetmek de seçenekler arasında, seçim sizin elinizde.

Bunu Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: