Bağırmanın Dayanılmaz Ağırlığı

Ebeveynlerin zaman zaman çocuklarına kızması, öfkelenmesi oldukça normal ve insani olmakla birlikte; bu öfkenin ifadesi ve çocuklara (duygusal/fiziksel) şiddet yoluyla yansıtılması uzun dönemde, kişisel gelişimlerini ve sağlıklarını olumsuz etkiliyor.

Çocuklara sürekli olarak bağırmak duygusal istismardır.

📍Ebeveynler, çocuklara bağırmanın yada katı disiplin yöntemlerinin; fiziksel şiddete kıyasla daha zararsız olduğunu düşünüyorlar. Ancak yapılan araştırmalar, duygusal istismara maruz kalan, sözlü şiddet gören, bağırılan, aşağılanan, tehdit edilen, korkutulan, etiketlenen çocukların beyin hücrelerinin, fiziksel şiddete uğrayan çocuklarla aynı derecede zarara uğradığını gösteriyor. (1*)

📍Araştırmalara göre; bağırmak, çocuğun davranışını kontrol etmek ve değiştirmek adına anlık bir çözüm gibi görünse de; uzun vadede davranışsal bozukluklara yol açıyor.
Bağırmanın dozu arttıkça, olumsuz davranışlar uzun vadede değişmek yerine; daha da bozularak artıyor.
13 yaş aralığındaki çocuklar üzerinde yapılan bir araştırma; bağırılarak disipline edilen çocukların, bir sonraki yıl istenmeyen davranışları arttırarak sürdürdüklerini gösteriyor. (2*)

📍Bir araştırma sonuçlarına göre; aile içi sözel şiddete maruz kalan çocuklarla, istismar öyküsü bulunmayan çocukların beyin taramaları karşılaştırıldığında, duygusal istismara uğrayanların beyninde ciddi fiziksel farklılıklar olduğu saptanmış ve beynin özellikle ses ve konuşmadan sorumlu bölgesinde hasarlar tespit edilmiş.(3*)

📍Bağırılan, sözel şiddete maruz kalan çocukların, yetişkinlik döneminde, başta depresyon ve kaygı bozukluğu olmak üzere, ciddi psikolojik sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiş.
Duygusal istismara uğrayan çocukların; uyuşturucu bağımlılığı ve riskli cinsel aktivitelere yönelme sıklığı arasında güçlü bir bağlantı olduğu gözlenmiş.(4*)

📍Erken çocukluk döneminde, sözel şiddete başvuran bir ebeveynle büyüyen çocukların fiziksel hastalıklara daha yatkın olduğu tespit edilmiş.(5*)

📍Erken çocukluk döneminde fiziksel/duygusal istismara uğrayan çocukların; yetişkinlik döneminde, başta romatizma, baş ağrısı, boyun ve bel problemleri olmak üzere, kronik ağrılı hastalıklara yakalandıkları gözlemlenmiş. (6*)

_____

Tüm bunları okuduktan sonra; zaman zaman hepimizin içinden söylenip duran o sesleri susturmak için; önce kabul etmek ve duymak gerekir:

🗻Sinirlendiğimde ilk yapmak istediğim şey: Bağırmak. Bu tamamen otomatik bir tepki ve önüne geçemiyorum.
Öfkem tüm bedenimi sarıyor, kan beynime sıçrıyor, içimden yükselen ateşi sadece bağırarak dışarı atabiliyorum.
.
🗻Yani tabiki iş arkadaşıma, patronuma öfkelendiğimde bağırmıyorum, evde eşime her kızdığımda da bağırmıyorum, arkadaşlarıma da öyle, anne/babama hele asla bağırmam.
Zaten bağırsam da onlarda birşeyi değiştiremem ki, aksine alırım ağzımın payını susarım.
.
🗻Ama çocuklar! Ahh çocuklar yok mu?! Deli ediyorlar beni, resmen damarıma basıp, bağır bize nolur diyorlar sanki.
Hem başka birşey de işe yaramıyor ki zaten, güzellikle söylüyorum söylüyorum olmuyor, ama gözlerimi kocaman açıp kaşlarımı çatıp, son sesimle bağırınca nasıl da dinliyorlar hemen, sus pus oluyorlar saniyesinde. Başka türlü nasıl terbiye edeceğim, şımaramazlar işte, korksunlar biraz da, iyi oluyor, ağlama krizinden filan eser kalmıyor. Sonuçta onları sevdiğimi biliyorlar, ben de insanım, anne/babalarıyım ben onların bağıracağım tabiki.
.
🗻Çocukların duygusal dünyasıymış! Dünya kötü, neler görecekler hayatta, önce evde öğrensinler zorluğu, acımasızlığı..
.
🗻Biz böyle öğrendik, böyle büyüdük, şimdi moda olmuş, çocukluğumuza inip, kendimizi iyileştirecekmişiz önce, deli miyim ben, çocuğa bağırdım diye terapiye gidecekmişim.
.
🗻Yahu biz neler gördük, keşke bize de sadece bağırsalardı, ne dayaklar yedik, yedik de noldu, gayet normal insanlarız!
.
🗻Benden küçük, güçsüz ve himayemde olan, bana muhtaç, mecbur olan, karşı gelemeyecek olan insanlara her yaptığımı, kendime hak görecek kadar normalim!
.
🗻Tabiki seviyorum çocuklarımı, onlar için herşeyi yaparım, herşeyin en iyisini alırım. Özellikle beyin gelişimleri çok önemli, hamileyken en iyi doktorlara gittik, bizim evde TV yok, herşey organik, zeka kartlarını ezberletiyorum, özel hocalar, kurslar, 3.dili öğrenecekler yakında. Beyinleri gelişsin herşeyden önce. Duygular ne kazandırıyor hayatta, akıllı, zeki olsunlar, tuttuklarını koparsınlar, başarılı olsunlar, yeter de artar bile??

_____

Ebeveyn davranışlarının duygusal istismar sayılabilmesi, travmalara ve bahsedilen etkilere sebep olması için, çok uzun zaman boyunca süreklilik göstermesi gerekir.

Çocuklarınıza nadiren bağırıyor veya kontrolünüzü kaybediyorsanız, hatanızı kabul edip düzeltmek için çabalıyorsanız; telafi edebilme imkanınız artar.
Ancak birkaç defadan birşey olmaz diyerek, önemsemediğiniz her hatanın, ileride sizin için de, çocuğunuzun davranışlarını düzenleme aracı olarak alışkanlık haline gelebileceğini lütfen hatırlayın.
Bu değerli zamanları pişmanlık ve bahanelerle, şikayetle geçirmek yerine; pozitif disiplin ve şiddetsiz iletişimi öğrenerek pratik yapıp hayatınıza geçirmek için harcayabilirsiniz.

Çocuklarınıza karşı tutumunuzu, ebeveynlik yaklaşımınızı değiştirmek için asla geç değil.

İhtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, profesyonel destek almak için imkanlarınızı zorlayın.
Güvendiğiniz kişilerden oluşan bir duygusal destek çemberi oluşturun.

_____

Peki Nasıl? Farkındalık, kabul, onarım, değişim ve çözüm önerilerini de içeren sonraki yazıları inceleyebilirsiniz.

 

_________

Görsel: http://jamaica-gleaner.com/gleaner/20130630/lead/lead3.html

Bunu Paylaş:
error0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!
%d blogcu bunu beğendi: